müzikal sözlük anlamı nedir?

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

Sözlükte müzikal kelimesinin manası:

  1. Müzikle ilgili.
  2. Müzik eşliğinde sergilenen film veya tiyatro oyunu.
  3. (İki Dünya Savaşı arasında) Broadway görünçlüklerinin rövülerinden esinlenerek sinema için özel olarak hazırlanmış müzikli, şarkılı, danslı film çeşidi. Zengin (fakat bazen bayağı) bezemler, ustaca (fakat bazen kalıplaşmış) dans düzenlemeleri, yüzlerce figüranın aynı anda geometrik biçimler içinde danslarının yer aldığı film. Bu film çeşidine, tanınmış caz orkestralarının, caz ustalarının, caz şarkıcıları ile dans sanatçılarının baş köşeyi aldıkları filmler de katılmıştır. İkinci Dünya Savaşı içinde ve sonrasında müzikal (film)ler yeni bir gelişme göstermiş, doğrudan doğruya sinemanın özelliklerine göre düşünülmüş yapıtlar ortaya konmuştur. Caz müziği, dans, bale, dans düzenlemesinin büyük yer tuttuğu; bunların her birinin bu alandaki ustalar eliyle hazırlandığı; bezem ve giysilerin, rengin büyük bir beğeniyle kullanıldığı bu yeni müzikal, müziğin, dansın sinemanın devinimi verebilmekte, dizem ve tartım yaratabilmekteki ulaşılmaz yeteneğine bağlı olarak oluşturulmuştur.

müzikal ile alakalı bazı sözcükler ve anlamları

  • müzikli güldürü: Müziğin eşliğinde gelişen güldürü. Amerikan güldürüsü ile müzikal filmin birleşmesinden doğan film çeşidi. Devamını Oku

  • çoğaltım: Çoğaltma işi. Asıl kopya ile aynı özellikleri taşıyan yeni bir kopyayı tek işlemde elde etme. Devamını Oku

  • dışsatım yatırım üssü: Çokuluslu şirketlerin standart mallarda birim emek maliyetlerini göreli olarak düşük tutabilmek amacıyla üretimlerini az gelişmiş ülkelere kaydırarak bu ülkelerden bölge dışı ülkelere dışsatım yapmak amacıyla gerçekleştirdikleri doğrudan sermaye yatırımı. Devamını Oku

  • genel yapım giderleri: İşletmenin temel üretimi ve onunla ilgili işleri için yapılan, ancak işçilik, ilk özdekler ve gereçlerini doğrudan doğruya etkilemiyen ve bunların dışında kalan giderler. Devamını Oku

  • çalgısız müzik: Ruments, hand-painted music, hand-drawn music] Sinem. Hiçbir çalgıdan yararlanmayarak çalgısız ses temeline göre gerçekleştirilen müzik. (Ses yolundaki ses imlerinin optik işleme başvurulmaksızın doğrudan doğruya elle film üzerine çizilmesinden oluşur. Böylelikle çalgısız ses yöntemi ile alıcısız film yöntemi birleştirilmiş olur). Devamını Oku

  • ayrım: Ayırma işi, tefrik. Bir kimse veya nesnenin bir başkasıyla karıştırılmamasını sağlayan ayrılık, benzer şeyleri birbirinden ayıran özellik, başkalık, fark. Devamını Oku

  • film müziği: Filmin görüntülerine eşlik etmek amacıyla özel olarak bestelenmiş veya hazırlanmış müzik. Herhangi bir film için hazırlanmış özgün müzik. Sinema özelliklerine uyan müzik. Devamını Oku

  • amcamla dayım, hepsinden aldım payım: Yakınlarından beklediği ilgi ve yardımı görmeyen bir kimse onlardan artık yeni bir istekte bulunamaz. Devamını Oku

  • amcamla dayım hepsinden aldım payım: Yakınlarından beklediği ilgi ve yardımı görmeyen bir kimsenin, artık yeni bir dilekte bulunmaya niyetli olmadığını anlatmak için söylenir. Devamını Oku

  • mıknatıslı film: Üzeri demir oksitle örtülü, seslendirmede sesin ve görüntünün eşlemeli fakat ayrı ayrı saptanmasında kullanılan 35 mm, 17,5 mm, 16 mm, 8 mm eninde delikli film. Optik film karşıtı. Devamını Oku

  • tüketici alımı: Doğrudan doğruya tüketicilerce yapılan alım. Devamını Oku

  • yapım yönetmeni: Bir filmin yapımını, yapımcı adına doğrudan doğruya yöneten kimse. Devamını Oku

  • savruklama: Güldürü filmlerinin en yalınç, en ilkel ve özellikle sinemanın ilk yıllarından sessiz sinemanın sonuna dek büyük bir gelişme gösteren çeşidi. Sinemadakisavruklama, 16. yüzyılda İtalya’da ortaya çıkan “commedia dell’arte”ye, Ortaçağ farslarının geleneğine, İngiliz müzikhollerindeki pandomimaya dayanır.savruklamada gülüt denilen gülünç buluşlar birbirini hızla izler; sopalama, kovalama, tekme atma, kremalı pasta fırlatma, beklenmedik rastlaşma gibi kaba güldürme öğeleri Devamını Oku

  • düz ulaşım: Okuyucunun raflardaki gereçlere kitaplık görevlilerine baş vurmadan doğrudan doğruya ulaşması. Devamını Oku

  • müteselsil kefalet: Alacaklının doğrudan doğruya asıl borçluya başvurmaksızın kefil aleyhine takibe geçebildiği kefalet türü. Bk. zincirleme borçlanım Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar