nassı katı sözlük anlamı nedir?

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

Sözlükte nassı katı kelimesinin manası:

  1. Manası açık olan Kur'an ayetlerinden delil olarak gösterilen ayet. (Osmanlıca'da yazılışı: nass-ı katı')

nassı katı ile alakalı bazı sözcükler ve anlamları

  • nassı hadis: Hadisin açık, gerçek ifadesi. Muhtemeli olmayan sağlam manaya delalet eden lafız. Delil manasına olan “Nass-ül fukaha” bundan alınmıştır. (Osmanlıca’da yazılışı: nass-ı hadis) Devamını Oku

  • nassı: Bk. dogmatik Nass’a ait. Her türlü şübhe ve tereddüdün ve tenkidin üstünde tutulacak şekilde olan kesinlik, kat’ilik, açıklık. Bedahet. (Osmanlıca’da yazılışı: nassî) Devamını Oku

  • hücceti katıa: Kat’i delil. Bir şeyin doğruluğunu şeksiz, şüphesiz isbata vesile olan. (Osmanlıca’da yazılışı: hüccet-i katıa) Devamını Oku

  • bürhanı katı: Kat’i, en sağlam ve şeksiz delil. (Osmanlıca’da yazılışı: bürhan-ı katı’) Devamını Oku

  • davaya katılan: Bir suçtan dokunca görmesi ve bu yüzden kişisel haklarını koruyabilmesi nedeniyle soruşturmanın her aşamasında kamu davasına katılma hakkı olan ve yasada gösterilen yöntemine göre katılabilen kişi. Devamını Oku

  • nass: Bk. dogma Devamını Oku

  • ayeti müdayene: Kur’an-I Kerim’de (Sure-i Bakara, 281. ayet) borçlu ve alacaklı hakkındaki ayet. (Bu ayet vasati olarak bir sahife uzunluğundadır.) (Osmanlıca’da yazılışı: âyet-i müdâyene) Devamını Oku

  • berahini katıa: Şeksiz ve şüphesiz olan kat’i deliller, bürhanlar. (Osmanlıca’da yazılışı: berahin-i katıa) Devamını Oku

  • katırtırnağı: Baklagillerden, dalları çok ince, çiçekleri sarı, bazı türleri hekimlikte idrar söktürücü olarak kullanılan bir bitki (Genista scoparia) Örnek: Tepelerini sapsarı, baygın kokulu katırtırnaklarıyla süslediği iki külahı çoktan örmüştü. O. C. Kaygılı Baklagiller (Leguminosae) familyasından, 1-3 m kadar boyda, yaprak döken, sarı renkli ve güzel kokulu çiçekleri olan, Karadeniz, Ege ve Akdeniz bölgelerinde doğal olarak yetişen çalımsı bir bitki. Devamını Oku

  • katırtırnağı: Baklagillerden, dalları çok ince, çiçekleri sarı, bazı türleri hekimlikte idrar söktürücü olarak kullanılan bir bitki (Genista scoparia) Örnek: Tepelerini sapsarı, baygın kokulu katırtırnaklarıyla süslediği iki külahı çoktan örmüştü. O. C. Kaygılı Baklagiller (Leguminosae) familyasından, 1-3 m kadar boyda, yaprak döken, sarı renkli ve güzel kokulu çiçekleri olan, Karadeniz, Ege ve Akdeniz bölgelerinde doğal olarak yetişen çalımsı bir bitki. Devamını Oku

  • kat: Bir yapıda iki döşeme arasında yer alan daire veya odaların bütünü Örnek: Yemekten sonra evin üst katında, ocaklı bir odaya çıktık. S. F. Abasıyanık Bir yüzey üzerine az veya çok kalın bir biçimde, düzgün olarak yayılmış bulunan şey. Devamını Oku

  • katı: Sert, yumuşak karşıtı Örnek: Bu hâl, onu ilk defa giyilen katı gömlek gibi sıkıyordu. F. R. Atay Hoşgörüsüz, acımasız, merhametsiz, zalim. Düşünce ve davranışlarında belli ilkelere sıkı sıkıya bağlı olan. Devamını Oku

  • hüccet: Belgit. Tanıt Örnek: Alnında, göğsünde kalçasında taşıdığı yara izleri bu kahramanlığın inkâr kabul etmez hüccetleri. H. Taner Seçkin alimlere verilen san. Devamını Oku

  • katıa: Kesen, kesici. (Osmanlıca’da yazılışı: katı’a) Devamını Oku

  • bükat: Ağlayanlar. (Osmanlıca’da yazılışı: bükât) Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar