nücumu sakıbe sözlük anlamı nedir?

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

Sözlükte nücumu sakıbe kelimesinin manası:

  1. Işığıyla karanlığı delip geçen yıldızlar. (Osmanlıca'da yazılışı: nücum-u sâkıbe)

nücumu sakıbe ile alakalı bazı sözcükler ve anlamları

  • nücumu seyyare: Seyyar, gezici yıldızlar. (Osmanlıca’da yazılışı: nücum-u seyyare) Devamını Oku

  • necmi sakıb: Karanlığı delerek geçen parlak yıldız. (Osmanlıca’da yazılışı: necm-i sâkıb) Devamını Oku

  • nüfuz etme: Gaz ya da sıvının bir katı içine girmesi. Radyasyonun ve radyoaktik parçacıkların nesnelerden geçmesi. Devamını Oku

  • huri ın: Cennet’te ahu gözlü çok güzel kızlar. (Bak: Huri) (Osmanlıca’da yazılışı: hur-i în) Devamını Oku

  • amm lafızlar: Aynı cinsin birçok fertlerine birden delalet eden lafızdır. “Kavil, cemaat, nisa” lafızları gibi. (Osmanlıca’da yazılışı: âmm lâfızlar) Devamını Oku

  • sönük: Sönmüş olan Örnek: Ağızlarında iki sönük sigarayla duran iki kız… Ç. Altan Parlaklığı, hızı az veya azalmış olan, etkisiz, zayıf Örnek: Karanlık, sessiz evlerden çocuklar önce sönük, sonra telaşlı, birbiri arkasından haykırırlardı. H. E. Adıvar Göze çarpmayan, dikkat çekmeyen, silik Örnek: Bu şehirde satışı bini geçmez, yerli lisanlarda sönük cerideler çıkar. Y. K. Beyatlı Devamını Oku

  • sitaregan: yıldızlar Yıldızlar. (Osmanlıca’da yazılışı: sitare-gân) Devamını Oku

  • nafiz: Delip geçen. İçe işleyen. Sözü Devamını Oku

  • muhafızın: (Muhafız. C.) Muhafızlar, bekçiler. Bir yeri koruyup bekleyen kimseler. (Osmanlıca’da yazılışı: muhafızîn) Devamını Oku

  • dusk: Alaca karanlık, akşam karanlığı Alacakaranlık, akşam karanlığı Devamını Oku

  • dusk: Alaca karanlık, akşam karanlığı Alacakaranlık, akşam karanlığı Devamını Oku

  • gloaming: Akşam karanlığı, ortalığın kararması. Alaca karanlık, akşam karanlığı Devamını Oku

  • impenetrable darkness: Koyu karanlık, zifiri karanlık, tamamen karanlık Devamını Oku

  • muarızın: (Muarız. C.) Muarızlar, muhalifler. Karşı gelenler. (Osmanlıca’da yazılışı: muarızîn) Devamını Oku

  • pierce: Delik açmak, delip geçmek, içinden geçmek, delmek, işlemek, nüfuz etmek Delmek, içine işlemek, delip geçmek, delik açmak Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar