one can see the light at the end of the tunnel sözlük anlamı nedir?

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

Sözlükte one can see the light at the end of the tunnel kelimesinin manası:

  1. Tünelin sonundaki ışŸığŸı görebilmek, bir çıkışŸ yolu bulabilmek, biraz umudu olmak

one can see the light at the end of the tunnel ile alakalı bazı sözcükler ve anlamları

  • see light at the end of the tunnel: Tünelin sonunda ışŸığŸı görmek, sonunu görmek, sonucu görmek Devamını Oku

  • be full of resource: Becerikli olmak, elinden her iş gelmek, her şeye çare bulabilmek Devamını Oku

  • doymak: İsteği kalmayıncaya kadar yemek, açlığı kalmamak Örnek: Ben biraz zeytin, biraz patates, biraz da yemişle doyarım. B. Felek Bir gereksinimini yeteri kadar karşılamak. Yeter bulmak, kanmak, tatmin olmak. Devamını Oku

  • hidayet: Doğru yol, hak olan Müslümanlık yolu. hak yoluna doğru yola girme. 2. müslüman olmak Devamını Oku

  • umutsuz: Umudu olmayan, hiç umudu kalmayan, ümitsiz, nevmit Örnek: Pamuk tarlaları kavrulmuş, çocuklar hasta, kadınlar güçsüz, erler umutsuzdu. N. Araz Düzeleceği veya iyileşeceği sanılmayan, ümitsiz. Devamını Oku

  • tunnel: (-ed, -ing veya -led, -ling) tünel, yeraltı yolu Yeraltı maden ocağının yatay yolu Devamını Oku

  • umutlu: Umudu olan, umut besleyen, ümitli Örnek: Bazı defa umutluyuz, bazen umutsuz… Bazı kere de o fena görüyorsa ben iyiye yürüyorum. R. H. Karay Umudu olan, umut besleyen. Devamını Oku

  • ısınmak: Sıcak duruma gelmek Örnek: Havalar ısınınca bizim ahbaplar ayaklandılar. B. Felek Üşümesini gidermek Örnek: Hele işini biraz bırak da şöyle sobanın yanına otur, biraz ısın, dinlen… R. H. Karay Yadırgamaz olmak, hoşlanır olmak, alışmak, benimsemek Örnek: Bunca çabamıza karşın halkımızın Batı müziğine ısınamadığını söyledi. N. Cumalı Var olan gerginlik sona ermek Örnek: Çaylar dağıldıktan sonra ortalık oldukça ısındı. H. E. Adıvar Devamını Oku

  • yemiş: Bitkilerde, döllenme sonunda çiçeği meyve yapraklarından oluşan ve tohumu taşıyan organ, meyve Örnek: Ben biraz zeytin, biraz salata, biraz patates, biraz da yemişle doyarım. B. Felek İncir. Devamını Oku

  • be at a loose end: Yapacak bir şeyi olmamak, boşta olmak Devamını Oku

  • tuğla harmanı: Tuğla yapılan yer Örnek: Kâğıthane yolundaki tuğla harmanlarından gelen dumanlar … biraz günlük, biraz öd ağacı ve biraz da ölüm kokardı. A. Ş. Hisar Devamını Oku

  • be at ones disposal: Birinin her an emrinde olmak, bir kimsenin kulu kölesi olmak, birine her an hizmet etmeye hazır olmak, bir kimsenin taleplerini yerine getirmeye her an hazır olmak (Yazılışı: be at one’s disposal) Devamını Oku

  • abanık değşilimi: Hint-Avrupa dilindeki kapantılıların Cermencede uğradığı değişiklik, ki ötümlü abanıkların ötümsüz, ötümsüzlerin de üfürtülü olması şeklinde beliren toptan bir gelişmeden ibarettir. Jean Deny Türkçede kelime sonundaki ötümsüz abanıkların açınık alınca ötümlüleşmelerine Devamını Oku

  • be at ones beck and call: Birinin her an emrinde olmak, bir kimsenin kulu kölesi olmak, birine her an hizmet etmeye hazır olmak, bir kimsenin taleplerini yerine getirmeye her an hazır olmak (Yazılışı: be at one’s beck and call) Devamını Oku

  • be at the beck and call of: Birinin her an emrinde olmak, bir kimsenin kulu kölesi olmak, birine her an hizmet etmeye hazır olmak, bir kimsenin taleplerini yerine getirmeye her an hazır olmak Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar