örücü sözlük anlamı nedir?

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

Sözlükte örücü kelimesinin manası:

  1. Örme işi yapan kimse.
  2. Kumaş ve örgülerdeki yırtıkları, delikleri onaran kimse veya bu işlerin yapıldığı yer.
  3. Duvar yapan veya onaran kimse, yapı ustası.

örücü ile alakalı bazı sözcükler ve anlamları

  • döşemeci: Döşeme yapan kimse. Perde, koltuk, kanepe vb. satan veya onaran kimse. Devamını Oku

  • kırıcı: Kırma işini yapan. Senet, tahvil, bono ve süresi gelmemiş alacaklarla ilgili alışveriş veya işlem yapan kimse, kuruluş. Devamını Oku

  • gürültücü: Gürültü yapan veya gürültü çıkaran (kimse), velveleci. Devamını Oku

  • canlandırıcı: Canlılık veren, canlılık kazandıran şey. Bir canlı resim veya şema filmi için hareketliliği sağlayan tek tek resimleri yapan sanatçı. Devamını Oku

  • çırpıcı: Çırpma işini yapan kimse veya şey. Yazma kumaş işlerini, boyaları tutsun diye deniz suyunda çırpan kimse. Devamını Oku

  • beyazlatıcı: Daha beyaz duruma getiren kimyasal madde. Dokunan kumaşların renk tonlarını açan veya beyazlatan ve kumaşlar üzerindeki lekeleri gideren (kimse). Devamını Oku

  • baskıcı: İşlenecek kumaşlar üzerine kalıplara resim basan kimse. Matbaacılıkta baskı işlerini yapan kimse. Devamını Oku

  • hızlandırıcı: Bk. ivdireç Promotere göre ileri veya geri durumlarda görev yapan ve bazı ökaryot genlerde bulunan, promoterlerin kullanımını artıran bir tip kontrol yeri. Devamını Oku

  • yakıcı: Yakma özelliği olan, yakan Örnek: Sanki sesleri güneşin yakıcı aydınlıklarını ürpertiyor. Ö. Seyfettin Yakı yapan veya satan kimse. Etkili, dokunaklı. Devamını Oku

  • caydırıcı: Kararından, sözünden döndürücü kimse veya şey. Devamını Oku

  • bıktırıcı: Bıkkınlık veren kimse veya şey. Devamını Oku

  • dolandırıcı: Birini aldatarak mal veya parasını alan kimse Örnek: Tükürük müfettişi meğer meşhur bir dolandırıcı imiş. B. Felek Devamını Oku

  • görüngücülük: Gerçek olanın yalnızca görüngüler olduğunu öne süren görüş, olaycılık, fenomenizm. Gerçek olanın yalnızca -> görüngüler olduğunu öne süren, görüngülerin arkasında “kendinde şey”in varlığını yadsıyan görüş (nesnelgörüngücülük). // Bu anlamı Fransızca’da, Devamını Oku

  • ısırıcı: Isıran, dişlerini batıran. Dalayan, kaşındıran (kumaş, yün). Devamını Oku

  • ısırıcı: Isıran, dişlerini batıran. Dalayan, kaşındıran (kumaş, yün). Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar