ototroflar kendibeslerler autotrophs sözlük anlamı nedir?

Sponsorlu Bağlantılar

Sözlükte ototroflar kendibeslerler autotrophs kelimesinin manası:

  1. Şeker, nişasta, protein, yağ ve vitamin gibi moleküler yapı oluşturmak için güneş enerjisini tutarak ve kimyasal enerjiye dönüştürerek kendi besinini üreten, kendi kendine beslenen canlılar; fotosentetik bitkiler.

Sponsorlu Bağlantılar

ototroflar kendibeslerler autotrophs ile alakalı bazı sözcükler ve anlamları

  • fototrof: (Yun. phos: ışık; trophe: besin) Enerji kaynağı olarak güneş ışığını kullanan organizma. Karbondioksit, oksijen ve su gibi basit moleküllerden kendi besinini sentezlemek için ışık enerjisini kullanabilen organizmalar. Devamını Oku

  • cyanobacterium: Siyanobakteri, mavi yeşŸil alg, suda yaşŸayan ve fotosentez aracılığŸı ile enerji üreten bakteri (ışŸık enerjisini kimyasal enerjiye dönüşŸtürmek) alga gibi (bu nedenle ismi “mavi yeşŸil alga”dır) Devamını Oku

  • elektromotor: Elektrik enerjisini mekanik enerjiye çeviren cihaz. Mekanik veya kimyasal bir etki altında elektrik üreten araç. Devamını Oku

  • adenozin trifosfat: Canlıların doğrudan kullandığı hücresel enerji molekülü, biyolojik enerji. Hücrede kimyasal enerjinin saklandığı ve serbestlendiği bir organik molekül ve nitrojenli bir baz olan adenin, bir pentoz şeker olan riboz ve üç Devamını Oku

  • özbeslenen: Besinini bağımsız olarak sağlayan, inorganik azot, azotlu madde ve CO2’den protein ve karbonhidratların sentezini yapabilen (bitki), kendi beslek, ototrof. Besinini bağımsız olarak sağlayan, inorganik azot, azotlu madde ve karbondioksitten protein Devamını Oku

  • heterotrof: Dışbeslenen. Karbon ve azot kaynağı olarak organik maddeleri kullanabilen herhangi bir organizma. Biyosentezde fotoheterotroflar birincil enerji kaynağı olarak güneş ışığını kullanırlar (bazı bakteriler ve kamçılılar gibi), kemoheterotroflar ise kimyasal reaksiyonlardan Devamını Oku

  • autotrophic: Ototrof Ototrofik, ototrof, kendibeslek, öz beslenen, kendi kendine beslene, hayatta kalabilmesi için gerekli bileşŸenleri bağŸımsız bir şŸekilde kendi üreten (Biyoloji) Devamını Oku

  • akü: Akümülatör. Bk. akımtoplar Bk. akımsaklar Devamını Oku

  • bileşik lipit: Protein, karbohidrat ya da kükürt, azot gibi elementlerle bileşik teşkil eden lipitler. Yağ asidi ve alkol dışında fosfat, kolin, etonalamin, şeker gibi moleküleri de içeren lipit. Devamını Oku

  • karbonhidratlar: Bk. karbohidratlar Karbon, hidrojen ve oksijen taşıyan, CnH2n0n genel formülüyle ifade edilen, genellikle yapısal (selüloz) ve yapısal olmayan (şeker ve nişasta) nişasta, şeker, selüloz ve hemiselüloz içeren, hayvanların bağırsaklarında emilmeleri Devamını Oku

  • polisakkarit: Monosakkarit birimlerinin dallı ya da hat şeklinde birleşmesi ile oluşan, nişasta, glikojen, glikan vb. gibi yüksek molekül ağırlıklı karbohidrat sınıfı. Genellikle on monosakkarit ünitesinden daha fazla monosakkaritin glikozidik bağlarla bağlanmasıyla Devamını Oku

  • katalizör: Kimyasal tepkimenin olmasını veya hızının değişmesini sağlayan, katalitik etkiye yol açan madde. Bk. tezgen Devamını Oku

  • azot: Atom numarası 7, atom ağırlığı 14,008 olan, havada beşte dört oranında bulunan, rengi, kokusu, tadı olmayan element, nitrojen (simgesi N). Atmosferde % 80 oranında bulunan, kimyasal simgesi N olan, renksiz, Devamını Oku

  • omnivor: Hem et hem ot ile beslenen canlı. Hem bitki hem hayvan yiyerek beslenen canlılar. Devamını Oku

  • biyosentez: (Yun. bios: hayat; synthesis: bileşik) Küçük moleküllerin enzimler aracılığı ile birleştirilerek büyük moleküllerin sentezlenmesi olayının canlı organizma içinde meydana gelmesi. Organik bileşiklerin, bitkiler ve hayvanlar tarafından doğal olarak sentezi. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar