ötüşmek sözlük anlamı nedir?

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

Sözlükte ötüşmek kelimesinin manası:

  1. Birlikte veya karşılıklı ötmek
    Örnek: Bir dakika evvel yaprakların arasında ötüşen kuşlar susuyor, gece oluyordu. M. Ş. Esendal

ötüşmek ile alakalı bazı sözcükler ve anlamları

  • değişmek: Başka bir biçim veya duruma girmek, tahavvül etmek Örnek: Ben gelirken yarım saat içinde hava değişmiş, kara yel kudurmuştu. S. F. Abasıyanık Yerine başka şey veya kimse gelmek Örnek: Eskiler arasında duvardaki saatli maarif takvimleri de değişmiş oluyordu. N. Cumalı Karşılıklı alıp vermek, mübadele etmek. Devamını Oku

  • gülüşmek: Karşılıklı veya birlikte gülmek, birlikte şakalaşmak Örnek: Hep birlikte kahkahayla gülüştüler. N. Cumalı Devamını Oku

  • tütün: Patlıcangillerden, birleşiminde nikotin bulunan, otsu bir bitki (Nicotiana tabacum). Bu bitkinin kurutulup kıyılarak sigara biçiminde veya pipoyla içilen yaprağı Örnek: Elinin tersiyle yeleğine düşen tütün küllerini silkti. M. Ş. Esendal Duman Örnek: Tütün kokuyorsun diye Devamını Oku

  • türküleşmek: Türkü durumuna gelmek Örnek: Yıllardan beri vakalar türküleşmiyor. Caz ve radyo türküyü öldürdü. R. H. Karay Devamını Oku

  • kötürümleşmek: Kötürüm duruma gelmek Örnek: Vakitsiz kötürümleşen ruh, onun mucizesiyle ısındı, kımıldandı, doğruldu; bir sağlığa kavuşuyordu. R. E. Ünaydın Devamını Oku

  • büyümek: Organizmanın bütününde veya bu bütünün bir bölümünde, boyutlar artmak, irileşmek, eskisinden büyük duruma gelmek Örnek: Büyür güzellikleri, vücutları, kısmetleri çocuklar uyurken. F. H. Dağlarca Yetişmek Örnek: İhtiyar Süleyman Çavuşun ellerinde büyüdüm. A. Gündüz Yaşı artmak, yaşlanmak Örnek: Fakat büyüdükçe o kadar sevdiği bu oyunlara veda etmek lazım gelecekti. Ö. Seyfettin Artmak, güçlenmek, şiddeti artmak Örnek: İkinci de okuduktan sonra kavga büyüdü. M. Ş. Esendal Sayıca artmak. Devamını Oku

  • tütün içmek: Tütünü yakıp dumanını içine çekmek. Devamını Oku

  • bekleşmek: Birlikte veya karşılıklı beklemek Örnek: Bahar geldi koyun kuzu koklaştı / İki âşık dört senedir bekleşti. B. S. Erdoğan Devamını Oku

  • bülbülleşmek: Bülbül gibi ötmek veya şakımak. Devamını Oku

  • tıkanık: Tıkanmış olan Örnek: Her adımın bir merdiven basamağındaki boğuk ve tıkanık gürültüsü kulağında sonu gelmeyen bir akisle uzuyordu. P. Safa Konuşmama durumu Örnek: Hasan durgun, tıkanıktı: Susuyor, susuyordu. R. H. Karay Devamını Oku

  • tümsekleşmek: Tümsek durumuna gelmek. Devamını Oku

  • tümsekleşmek: Tümsek durumuna gelmek. Devamını Oku

  • pekleşmek: Sertleşmek, katılaşmak. Güçlenmek, sağlamlaşmak Örnek: Hatta Hüsmen, bir gece rüyasında eşeğin palanını yeşil bir kadifeyle kaplı görmüş, inancı pekleşmişti. R. H. Karay Devamını Oku

  • tıpış tıpış tıpış tıpış yürümek: Kısa adımlarla çabuk yürümek. Devamını Oku

  • türkçeleşmek: Türkçe niteliğini kazanmak. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar