özürlü çocuk sözlük anlamı nedir?

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

Sözlükte özürlü çocuk kelimesinin manası:

  1. Bedensel ya da zihinsel bakımdan bir özürü bulunan, yetişmesi ve gelişmesi için özel eğitim önlemlerinin alınması gereken çocuk.

özürlü çocuk ile alakalı bazı sözcükler ve anlamları

  • beden özürlü çocuk: Düzeltilmesi gereken bir sakatlığı bulunan ya da sürekli büyüme ve gelişme yetersizliği içinde olan çocuk. Devamını Oku

  • özel eğitim gerekseyen çocuk: Bedensel, zihinsel, duygusal ve toplumsal gelişmesindeki özür ve özellikleri yönünden özel bakım ve önlemler gerektiren çocuk. Devamını Oku

  • olağandışı çocuk: Bedensel, zihinsel ya da toplumsal özellikler bakımından olağandışı ayrılıklar gösteren çocuk. Devamını Oku

  • tutuk çocuk: Anlık, eğitim, toplum, duygu, beden gelişimi yönlerinden geri olan çocuk. Devamını Oku

  • sorunlu çocuk: Zekâsı, kişiliği ve davranışları bakımından olağandışı özellik gösteren, olumlu bir gelişme gösterebilmesi için özel çaba ya da eğitim isteyen çocuk. Devamını Oku

  • demokratik denetim: Öğretmen, yönetici ve öteki görevlilerin çalışmalarının değerlendirilmesi; alınması gereken eğitim ve öğretim önlemlerinin kararlaştırılması; eğitim amaçlarının, ders konularının, ders araç ve gereçlerinin, öğretim yöntemlerinin geliştirilmesi gibi konularda bütün ilgililerin görüş ve öğütlerini bildirmelerine olanak sağlayan denetim biçimi. Devamını Oku

  • suçlu çocuk: İçinde yaşadığı toplumun gelenek ve törelerine karşı koyan çocuk. Sürekli olarak yasaları çiğneme eğilimi gösteren çocuk. Devamını Oku

  • bağımlı çocuk: İstenilen yönde gelişebilmek için ana babası ve çevresindeki başka kimseler ile iyi ilişkiler kurmaya gereksinme duyan çocuk. 2-Ana babasından, içinde yaşadığı toplumdan paraca ya da başka türlü yardım bekleyen çocuk. Devamını Oku

  • okulöncesi eğitimi: Doğumdan zorunlu eğitim yaşına kadar çocukların gelişim özellikleri, kişisel ayrılıkları ve yetenekleri göz önünde bulundurularak onların bedensel duygusal ve toplumsal gelişmelerine yardım etmek amacıyle aileler ve birtakım kurumlar tarafından uygulanan eğitim. 2- Okulöncesi çağında bulunan küçük çocuklara özellikle yuvalarda, anaokullarında ya da anasınıflarında kişisel anıklıklarının gelişmesi, toplumsal alışkanlıklar kazanmaları ve sorun çözme yeteneklerini arttırmaları için Devamını Oku

  • yalnız çocuk: Pek az toplumsal etkileşmeden geçerek büyüyen, bu yüzden tutum ve anlayışı toplumsallaşmış bir yaşıtınınki gibi olmayan çocuk. Devamını Oku

  • ortopedik özürlüler: Kemik ve eklemlerinin biçim ve yapısında aksaklık bulunan kas gücü gelişimi, ortakgüdümü ya da denetiminde sapmalar gösteren kimseler. Devamını Oku

  • çocuk: Küçük yaştaki oğlan veya kız Örnek: Çocuğun bir sütninesi vardı. R. H. Karay Soy bakımından oğul veya kız, evlat Örnek: Anası olacak bir kadın çocuğu omuzundan yakalamış. B. R. Eyuboğlu Bebeklik ile erginlik arasındaki gelişme döneminde bulunan oğlan veya kız, uşak Örnek: Çocuk köşeyi dönerken ana arkasından su içmeye gitti. B. R. Eyuboğlu Genç erkek. Devamını Oku

  • debil: Bedensel ve zihinsel bakımdan güçsüz. Devamını Oku

  • çok özürlüler: Beden, zihin, duygu gelişimi ile toplumsal gelişimleri ve özellikleri bakımından birden çok özürü olanlar. Devamını Oku

  • çocuk gibi: Yetenekleri gelişmemiş, çocuk kalmış. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar