özyöneltim sözlük anlamı nedir?

Sponsorlu Bağlantılar

Sözlükte özyöneltim kelimesinin manası:

  1. Bir kimsenin edinmiş olduğu bilgileri kullanarak, yaşantılarını değerlendirerek, vardığı yargı ve kararlara dayanarak kendi kendine kılavuzluk etmesi.

Sponsorlu Bağlantılar

özyöneltim ile alakalı bazı sözcükler ve anlamları

  • özyükünleşme: Öğecik ya da özdeciğin kendi kendine yükünleşmesi olayı. Devamını Oku

  • yöneltim: Yöneltme işi. Devamını Oku

  • özyöney: Bk. özdeğer. Devamını Oku

  • özyönetim: Bireylerin, dışarıdan herhangi bir müdahale olmaksızın amaçlarını etkin bir biçimde gerçekleştirmelerini sağlayan yöntem ve seçenekler bütünü. Öğrencilerin, yönetmelik hükümlerine ve okul kurallarına göre seçilen temsilcileri aracılığıyla, sınıf dışı etkinlikleri yönetmeleri. Devamını Oku

  • özyönetim: Bireylerin, dışarıdan herhangi bir müdahale olmaksızın amaçlarını etkin bir biçimde gerçekleştirmelerini sağlayan yöntem ve seçenekler bütünü. Öğrencilerin, yönetmelik hükümlerine ve okul kurallarına göre seçilen temsilcileri aracılığıyla, sınıf dışı etkinlikleri yönetmeleri. Devamını Oku

  • özyönetimci: Özyönetim yanlısı. Devamını Oku

  • yüzyıl: İçinde yaşanılan zaman. Milat başlangıç alınarak 1-100, 101-200, 201-300 vb. olarak sayılan yüzyıllık dönem. Devamını Oku

  • yüzyıllarca: Yüzlerce yıl, asırlarca. Devamını Oku

  • yüzyıllık: Yaklaşık olarak sürerliği yüzyıl olan, asırlık. Devamını Oku

  • işçilerin özyönetimi: Marksist yaklaşıma göre üretim yöntemleri, iş programı, işbölümü, müşteri ilişkileri gibi konularda geleneksel bir yetke yerine, işçilerin kendilerinin veya temsilcilerinin karar verdiği bir işyeri yönetim biçimi. Devamını Oku

  • inakçı: Dogmacı. Deneye ve kuşkuya yer vermeden çok kez bir yetkeye dayanarak ileri sürülen düşünce, inanç ya da yargıları belirleyen özellik; inaklara ilişkin. 2-Öğrencilere eleştirel bir tutum kazandırma yerine birtakım bilgileri Devamını Oku

  • kanıtların değerlemesi: Sanığın üstüne atılan suç için toplanan kanıtların, olumlu ve olumsuz olanlarını değerlendirerek, suçun bu sanıkça işlenip işlenmediğini yargıya ulaştıracak biçimde yargıcın ya da yargılığın kestirmesi. Devamını Oku

  • meşru müdafa: Bir kimsenin kendine, yakınlarına, evine yöneltilen saldırıya karşı, şiddet kullanarak karşılık verme hakkı. Devamını Oku

  • öz: Bir kimsenin benliği, kendi manevi varlığı, iç, nefis, derun, varoluş karşıtı Örnek: Bütün gün genç kızlar ilahiler söylemişlerdi. Ç. Altan “Kendine, kendi kendini” anlamlarında birleşik kelimeler türeten bir söz. Bir şeyin en kuvvetli Devamını Oku

  • nüfuz ticareti: Bir kimsenin bulunduğu makamın gücüne dayanarak bazı işlere karışıp kendine çıkar sağlaması Örnek: Ben yıllardan beri bir türlü bu nüfuz ticareti üzerinde davamı anlatamamışımdır. F. R. Atay Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar