peekaboo sözlük anlamı nedir?

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

Sözlükte peekaboo kelimesinin manası:

  1. Çocuklara ce yapılan oyun.
  2. Delikli (giysi), transparan (giysi)

peekaboo ile alakalı bazı sözcükler ve anlamları

  • pegboard: Delikli askı tahtası Delikli tahta üzerinde tahta çubuklarla oynanan oyun. Devamını Oku

  • giysi çizelgesi: Oyun için kullanılacak giysilerin renk, biçim ve özellik açısından gösterildiği çizelge. Bu çizelgede aynı zamanda oyun sırasındaki giysi değişiklikleri de yer alır. Bir film, bir yayın boyunca hangi oyuncuların, ne Devamını Oku

  • kıyafet: Kılık, elbise, giysi Örnek: Kıyafetinden onun da bir kalem beyi olduğu anlaşılıyordu. Ö. Seyfettin Resmî giysi Bk. giysi Devamını Oku

  • semitransparent: Bk. yarı saydam (II) Yarısaydam. Devamını Oku

  • boydan: Göçmen kadınların kışın giydikleri uzun etekli giysi. (Yeniköy, İnönü -Eskişehir) Yalnız kolları takma olan giysi. (*Yalvaç -Isparta) Devamını Oku

  • dramaturg: Oyun yazma ve yönetme kurallarını bilen, bir oyun yazılır veya sahnelenirken bu bilgisinden yararlanılan kimse, oyun yazarı, tiyatro yazarı. Bk. oyun sanatı uzmanı, Devamını Oku

  • kevgir: Uzun saplı, yayvan, derin kaplardan yiyecekleri süzerek almaya yarayan delikli kepçe. Haşlanmış yiyeceklerin sıvılarını veya bazı sıvıları süzmek için kullanılan, delikli, genellikle yuvarlak biçimli mutfak kabı, süzgeç. Devamını Oku

  • ilkim: ilk doğan çocuklara verilen ad (tür.). – ilk doğan çocuklara verilen ad. – erkek ve kadın adı olarak kullanılır. Devamını Oku

  • oyun düzeni: Yönetmenin bir tiyatro yapıtını anlamlı ve uyumlu bir biçimde sahneye koyma işleminin tümü.oyun düzeni, oyunculuk, dekor, giysi, donatım, ışıklama vb. öğelerin oyunun amacını gerçekleştirecek biçimde güzelduyusal bir bütünlüğe ulaşmasını gerektirir. Devamını Oku

  • zıbın: Bebeklere iç çamaşırı olarak giydirilen, ince pamukludan kısa ve kollu giysi. Kolsuz giysi. Devamını Oku

  • domino: Üzerleri noktalarla işaretli dikdörtgen biçiminde yirmi sekiz taşla masa üzerinde oynanan bir oyun Örnek: Kahvede vakit tavla, dama ya da domino oynayarak geçer. S. Birsel Maskeli balolarda giyilen kukuletalı uzun giysi. Devamını Oku

  • elbise: Giysi Örnek: Bayram sabahlarında yeni elbiseler karşısında çocuk heyecanları duyuyorum. S. F. Abasıyanık Bk. giysi Devamını Oku

  • gamepad: Oyun tableti, video oyunları oynamak için kullanılan oyun kumandası türü, oyun çubuğŸu, ekrandaki görüntüleri kontrol etmek için tuşŸları olan bilgisayar oyunu aleti Devamını Oku

  • görüntü öğeleri: Bir sinema ya da televizyon görüntüsünü oluşturan belli başlı öğeler. (Bunlar çerçeve/çerçeveleme, görüntü düzenlemesi, görüş noktası, alıcı açısı, çekim ölçeği, oyun-oyuncu, çevre/bezem/görünçlük donatımı/giysi/ makyaj, aydınlatma, renk, içerik/tema/konu/senaryo/dramatik yapı, devinim, ses, görünçlükleme/yönetimdir). Devamını Oku

  • cavernous: Mağaraları olan Derin (göz) Kalın, Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar