pein sözlük anlamı nedir?

Sponsorlu Bağlantılar

Sözlükte pein kelimesinin manası:

  1. Eziyet, azap, iskence, istirap, eza

Sponsorlu Bağlantılar

pein ile alakalı bazı sözcükler ve anlamları

  • torture: İşkence, eza, eziyet, azap, elem İşkence etmek, eziyet etmek, azap vermek Devamını Oku

  • torment: İşkence etmek, eziyet etmek, eza vermek, azap çektirmek Canını sıkmak, başını ağrıtmak Devamını Oku

  • torment 1: Istırap, azap. işŸkence. eziyet çektiren kimse; eziyet veren şŸey.” Devamını Oku

  • işkence: Bir kimseye maddi veya manevi olarak yapılan aşırı eziyet. Düşüncelerini öğrenmek amacıyla birine uygulanan eziyet Örnek: Ona, evimize niçin geldiğini sormak işkencesini de yaptım. S. F. Abasıyanık Aşırı gerginlik, sıkıntılı durum, azap Örnek: Beklemek işkencesi Devamını Oku

  • mesule: (C: Mesulat) Azap vermek, eziyet etmek. Devamını Oku

  • pain: Agrı veya acı vermek Eziyet etmek, keder vermek, üzmek Devamını Oku

  • bedevil: Çileden çıkartmak, azap vermek, eziyet etmek Cinnet getirtmek Devamını Oku

  • torment 2: Canını yakmak, eziyet etmek, azap çektirmek. işŸkence etmek. Devamını Oku

  • burgulamak: Burgu ile delmek, delik açmak Örnek: Etrafı morarmış gözlerinde garip bir azap, burgulayan, soran, bir türlü ölüme teslim olmayan bir azap vardı. H. E. Adıvar Devamını Oku

  • eziyetli: Eziyet çekerek yapılan. Eziyet veren, eziyet çektiren, üzgülü. Devamını Oku

  • stricken by: -den istirap çeken Devamını Oku

  • cefakar: Büyük sıkıntılara, üzüntülere katlanmış, cefalı. Eziyet eden. Devamını Oku

  • el kadar: Çok küçük, küçücük: “Üvey annesi kalp yerine taş taşıdığından eziyet üstüne eziyet ederdi el kadar yetime.” -E. Şafak. Devamını Oku

  • rack: Uçan hafif bulut; fırtına izi; rüzgârın önünde uçmak Koyun ve dana etinin gerdan ve belkemiği kısmı. Devamını Oku

  • cefa: Büyük sıkıntı, üzgü, eziyet, zulüm Örnek: Esirlikte ve cefada, millet ruhunu tavlandıran bir sır olduğuna o akşam inandım. R. E. Ünaydın Eziyet, sıkıntı, çile. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar