permissive sözlük anlamı nedir?

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

Sözlükte permissive kelimesinin manası:

  1. İzin veren, müsaade eden
  2. İhtiyari, seçimli, keyfi
  3. Fazla sıkı olmayan, serbest bırakan.
  4. İsteğe bağlı, seçmeli, serbest, hoşgörülü, müsamahakar, liberal

permissive ile alakalı bazı sözcükler ve anlamları

  • permissive cell: Permisif hücre Devamını Oku

  • voluntary: İhtiyari, isteyerek, istemli, gönül rızası ile, gönüllü, fahri, gönülden kopan İradeye bağlı Devamını Oku

  • bequeather: Bırakan kimse, bahşŸeden, bağŸışŸlayan, bedelsiz veren; vasiyet yoluyla veren kimse, miras bırakan (Hukuk) Devamını Oku

  • emancipatory: Özgür bırakan, azat eden, serbest bırakan Devamını Oku

  • facultative: Yetenekli Seçimli,Ihtiyari, mecburi olmayan Bir Devamını Oku

  • gereklik kipi: (Derleme.. gereklik, gerekirlik, gerekirlik dizisi) Eylemin yapılması gerektiğini belirten isteme kipi. Türkçede bu kip -meli ekiyle kurulur.1. K.T. gelmeliyim (gel-meli-y-im) 2. K.T. gelmelisin (gel-meli-sin) 3. K.T. gelmeli (gel-meli) 1. K.Ç. gelmeliyiz (gel-meli-y-iz) 2. K.Ç. gelmelisiniz (gel-meli-sin-iz) 3. K.Ç. gelmeliler (gel-meli-ler) Devamını Oku

  • meşrua: Şeriatın kabul ettiği hal. Yapılması serbest olup, haram olmayan. Allah’ın (C.C.) kanununda müsaade edilen. Şeriatça yapılması günah olmayan. Devamını Oku

  • unselective: Seçici olmayan; seçimli olmayan, seçmeli olmayan Devamını Oku

  • tolerant: Müsamahakar, tahammüllü, hoşgörücü, sabırlı Hoşgörülü, müsamahakar, sabırlı, toleranslı, tahammül eden Devamını Oku

  • mutlıkul üsara: Esirleri salıveren, esirleri serbest bırakan. (Osmanlıca’da yazılışı: mutlık-ul üsârâ) Devamını Oku

  • mutlıkul üsara: Esirleri salıveren, esirleri serbest bırakan. (Osmanlıca’da yazılışı: mutlık-ul üsârâ) Devamını Oku

  • overindulgent: Fazla hoşgörülü, aşırı müsamahakar Devamını Oku

  • özgür: Herhangi bir kısıtlamaya, zorlamaya, şarta bağlı olmayan, serbest, hür Yönetim bakımından yabancı bir gücün etkisi altında bulunmayan, başka bir yönetime bağlı olmayan, bağımsız, hür (ulus, ülke). Devamını Oku

  • fantezi: Sonsuz, sınırsız hayal. Değişik heves, değişik beğeni, değişik düşünüş Örnek: Üstelik büyük bir taklit kabiliyeti ve fantezisi vardı. R. N. Güntekin Süslü ve türü değişik olan Örnek: Yerinden doğrulmuş fantezi ipek çoraplarını, yeni gömleğini gururla Devamını Oku

  • sel: Sürekli yağmurlardan veya eriyen karlardan oluşan, geçtiği yerlere zarar veren taşkın su. Hareket hâlindeki büyük kalabalık, yığın Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar