pervasız sözlük anlamı nedir?

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

Sözlükte pervasız kelimesinin manası:

  1. Çekinmez, sakınmaz, korkusuz (kimse)
    Örnek: Hele hanımlar, şık mı şık, açık saçık, ama pervasız ve uzak hanımlar. T. Buğra

pervasız ile alakalı bazı sözcükler ve anlamları

  • pervasız: Çekinmez, sakınmaz, korkusuz (kimse) Örnek: Hele hanımlar, şık mı şık, açık saçık, ama pervasız ve uzak hanımlar. T. Buğra Devamını Oku

  • pervasızca: Baş bodoslaması gagayı andırır biçimde yapılmış ticaret yelkenlisi, gagalı. Pervasız bir biçimde, çekinmeden, sakınmadan Örnek: Onlar, iskemlelerine pervasızca kurulur ve etrafa sıkılmadan bakarlar. B. R. Eyuboğlu Devamını Oku

  • pervasızlık: Çekinmezlik, sakınmazlık, korkusuzluk Örnek: Yemek saatinde, evimizin yirmi yıllık alışkanlığına meydan okuyan bir pervasızlıkla ben kapı çalıyordum. Y. Z. Ortaç Devamını Oku

  • naperva: Pervasız, korkusuz, aldırışsız, çekinmez. (Osmanlıca’da yazılışı: na-perva) Devamını Oku

  • biperva: Çekinmez, sakınmaz, korkusuz, gözü pek. Çekinmeden, korkmadan. Devamını Oku

  • gözü kara: Korkusuz (kimse) Örnek: … halkın emrinde, halkın yararına çalışacak ama, kafa asker kafası olacak, disiplinli, gözü kara, sonuç alıcı. A. İlhan Devamını Oku

  • yüzsüz: Yüzü olmayan. Utanmaz, sıkılmaz, çekinmez, arsız Örnek: Arkasından en yüzsüz tulumbacının ağzından çıkamayacak bir küfür daha… R. N. Güntekin Devamını Oku

  • gözü pek: Korkusuz (kimse). Yürekli (kimse). Devamını Oku

  • babayiğit: Yürekli Örnek: Yeni yetişen babayiğitler orasını er geç uğranılacak bir menzil sayarlardı. Y. K. Beyatlı Bir girişimde kendine güvenebilecek durumda olan kimse Örnek: Binaya yakışacak mobilyayı satın almaya kadir babayiğit çıkmadı. R. N. Güntekin Güçlü kuvvetli, korkusuz (kimse). Devamını Oku

  • sütsüz: İçinde süt bulunmayan, süt katılmadan yapılan. Az süt veren. Devamını Oku

  • fearless: Korkusuz, pervasız, cesur, gözüpek Devamını Oku

  • kabadayı: İyi dövüşen, korkusuz, kendine özgü namus kurallarının dışına çıkmayan kimse Örnek: Ramazan, sertliği, zulmü ile ün salmış bir kabadayı idi. H. E. Adıvar Yürekli. Bir şeyin en iyisi, başta geleni. Devamını Oku

  • yapayalnız: Yanında kimse veya hiçbir şey bulunmayan (kimse) Yanında kimse veya hiçbir şey bulunmayarak Örnek: Onu yapayalnız tenceresinin başında bulurdu. Ö. Seyfettin Devamını Oku

  • sessiz sedasız: Sakin, kendi hâlinde (kimse) Örnek: Sessiz sedasız, gürültüsüz bir ilim adamıdır. H. Taner Kimse duymadan, görmeden, sessiz ve gürültüsüz bir biçimde Örnek: Suat daha fazla dayanamayıp sessiz sedasız odasına çekildi. A. İlhan Devamını Oku

  • tepegöz: Derslerde, konferanslarda asetat üzerine yazılan yazıyı veya grafiği kuvvetli bir ışık kaynağı aracılığıyla perdeye yansıtan optik araç. Dar alınlı, gözleri saçlarının bittiği yere çok yakın görünen (kimse). Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar