pick oakum sözlük anlamı nedir?

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

Sözlükte pick oakum kelimesinin manası:

  1. Üstüpü kullanmak, hapishanede yatmak

pick oakum ile alakalı bazı sözcükler ve anlamları

  • pick oakum: Üstüpü kullanmak, hapishanede yatmak Devamını Oku

  • years in prison: Hapishanede kalınan yıllar, yasayı çiğŸnediğŸi için bir kimsenin ceza olarak hapishanede yattığŸı yıl sayısı Devamını Oku

  • snuggle: Rahat etmek için bir yere sokulup sarınmak Sarınıp yatmak. Devamını Oku

  • misused: Hor kullanmak, yanlış kullanmak, kötüye kullanmak, hırpalamak, suistimal etmek Hatali kullanilmis Devamını Oku

  • bunk: Boş laf, saçma. Ranza Dili Devamını Oku

  • yatak odası: Yatmak için kullanılan oda. Konutun yatmak için ayrılan bölümü. Devamını Oku

  • misuse: Kötü işte kullanmak, suiistimal etmek. Hor kullanmak, yanlış kullanmak, kötüye kullanmak, hırpalamak, suistimal etmek Devamını Oku

  • snuggling: [snuggle] kıvrılıp yatmak, kıvrılmak, sokulmak, yanına kıvrılmak, sarılıp yatmak, sarınıp yatmak, sarılmak, kucaklamak Sokularak Devamını Oku

  • list: Kumaş kenarı: kenar çekmek Çift pullu sabanla sürmek. Devamını Oku

  • latibulize: KışŸ uykusuna yatmak, kışŸı hareketsiz bir durumda geçirmek için in delik veya yuva içine çekilmek, kışŸı uykuda geçirmek; çekilmek ve gizli bir yerde yatmak Devamını Oku

  • welter: Bulaşmak, karışmak, yüzükoyun yatmak, yüzüstü yatmak, yuvarlanmak, içinde yuvarlanmak Ağnamak, yatıp yuvarlanmak Devamını Oku

  • piloting: Kullanmak, pilotluk yapmak, uçak kullanmak, yol göstermek, kılavuzluk etmek Rehberlik yapma Devamını Oku

  • pluralize: Çoğul şeklini kullanmak, çoğul yapmak. [pluralize (Amer.) ] çoğullaştırmak, çoğul olarak kullanmak, birden fazla işi olmak Devamını Oku

  • exploited: [exploit] kullanmak, faydalanmak, işletmek, sömürmek, kötüye kullanmak, istismar etmek İstismar edilen, kullanılan, faydalanılan Devamını Oku

  • use 1: Kullanmak: He used the money to buy a new car. Parayı yeni bir otomobil almak için kullandı. tüketmek, kullanmak: We used two bars of soap last week. Geçen hafta iki kalıp sabun tükettik. (birini) kullanmak, sömürmek, istismar etmek: They used her for their own ends. Onu kendi amaçlarına ulaşŸmak için kullandılar. davranmak: He uses people Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar