piggyback infiltration sözlük anlamı nedir?

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

Sözlükte piggyback infiltration kelimesinin manası:

  1. Beleş giriş
  2. beleş giriş

piggyback infiltration ile alakalı bazı sözcükler ve anlamları

  • between the lines entry: Beleş giriş Devamını Oku

  • fişeklik: Üzerine tüfek, tabanca fişekleri geçirilip bele asılan veya omuzdan bele doğru çapraz geçirilen kemer, kargılık Örnek: Altın dolu kemerlerini, tüfeklerini, fişeklerini aldık, yürüdük. K. Bilbaşar Kütüklük. Üzerine tüfek tabanca fişekleri geçirilip bele sarılan Devamını Oku

  • lumbalis: Bele ait, belle ilgili Bele ait, belle ilgiliDgr.: anat. lumbalis Devamını Oku

  • lumbalis: Bele ait, belle ilgili Bele ait, belle ilgiliDgr.: anat. lumbalis Devamını Oku

  • entree: Giriş, antre, başlangıç yemeği, giriş müziği Giriş, giriş müsaadesi, giriş hakkı Devamını Oku

  • methal: Bir yapının giriş yeri, giriş, antre Örnek: Methalin solundaki ocaklı bir salon mahkemelik ederdi. F. R. Atay Giriş. Giriş. Devamını Oku

  • aba güreşi: Aba giyilerek ve bele kuşak bağlanarak yapılan bir tür güreş. Tatar, Özbek Türkleri ile Hatay ilimiz yörelerinde aba giyilerek ve bele yün kuşak bağlanarak yapılan bir tür güreş. Devamını Oku

  • idle attempt: BoşŸ girişŸim, işŸe yaramayan girişŸim, sonuçsuz girişŸim, istenen sonucu vermeyen girişŸim Devamını Oku

  • entrance: Büyülemek, mest etmek, hayran bırakmak, kendinden geçirmek Vecit haline koymak, kendinden geçirmek Devamını Oku

  • uçkur: Şalvarı bele bağlamak veya torba, kese vb. şeylerin ağzını büzmek için bunlara geçirilen bağ Örnek: O sabah evvela pijamanın uçkuru kördüğüm oldu. B. Felek Cinsel duygu veya ilişki Örnek: Doktorlar falan filan hap, banyo ve uçkur perhizi tavsiye etmiş. B. Felek Güreş donunun bele bağlanmasını sağlayan kalınca fitilden ip. Devamını Oku

  • intake: Giriş ağzı, giriş İçeriye alınan şey Devamını Oku

  • intake: Giriş ağzı, giriş İçeriye alınan şey Devamını Oku

  • undertaking: El atma, girişme Girişilen iş Devamını Oku

  • admission: Giriş, girme, katılma, giriş izni, kabul, itiraf, giriş ücreti, emme [müh.] Kabul, girme müsaadesi Devamını Oku

  • kılıç: Uzun, düz veya eğri, ucu sivri, bir veya her iki yüzü keskin, kın içinde bele takılan, çelikten silah Örnek: Zırhları biraz paslanmış ve yaldızları bir hayli solmuş eğri kılıçlar asılıydı. A. Ş. Hisar Saban ökçesini oka bağlayan ağaç parçası. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar