pilus sözlük anlamı nedir?

Sponsorlu Bağlantılar

Sözlükte pilus kelimesinin manası:

  1. Bakterinin zemine veya besine yapışmasını sağlayan ya da konjugasyon esnasında DNA aktarımını sağlayan iplik şeklinde uzantıları.
  2. Bazı bitkilerin üzerini kaplayan ince kıl şeklindeki silindirik yapıların her biri.
  3. Kıl, saç.
  4. Bakteri yüzeyinden dışarı doğru uzanan proteinden oluşmuş bakterinin yüzeylere yapışmasını ve DNA'nın bir bakteriden diğerine aktarılmasını sağlayan ince, kısa, sa--cşi-- uzantılar, fimbriya.
  5. Fimbriya.

Sponsorlu Bağlantılar

pilus ile alakalı bazı sözcükler ve anlamları

  • sex pilus: Seks pilusu Devamını Oku

  • sex pilus: Seks pilusu Devamını Oku

  • fimbriya: Saçak Saçak, püskül, uç. Belli Devamını Oku

  • transformasyon: Biçim değişimi, dönüşüm. Bk. dönüştürüm Devamını Oku

  • kamçı: Bir ucuna ip, deri vb. bağlı vurma, dövme aracı Örnek: İnce ve uzun parmaklı elleri kamçı tutmasını bilmiyor. Y. K. Karaosmanoğlu Bir ucu bir yere bağlı, öbür ucu herhangi bir işte kullanılmak için serbest bırakılan halat. Devamını Oku

  • filopodya: (Yun. phyllon: yaprak; pous: ayak) 1. Bazı protozoonlarda yalancı ayak benzeri ipliksi uzantılar. 2. Hücre kültüründe hücrelerin birbirlerine ya da zemine yapışmasını sağlayan ince ipliksi uzantıları. Bazı protozoonlarda yalancı ayak Devamını Oku

  • kirpik: Göz kapağının kenarındaki kıllar veya bu kıllardan her biri Örnek: Onun, yaşlarla dolu uzun kirpiklerinin arasından… R. N. Güntekin Tüy gibi, küçük ve ince uzantı veya uzantılar. Birçok ökaryot hücrelerin yüzeyinden dışarı uzamış Devamını Oku

  • plazmit: Bakteri ve bira mayasında kromozom dışında bulunan, dölden döle tipik sayısını muhafaza eden, antibiyotik dirençliliği genlerini bulunduran, kendini eşleme yeteneğinde olan, genetik mühendisliği çalışmalarında diğer canlılara gen aktarımında vektör olarak kullanılan, çift iplikli, halkasal DNA. Devamını Oku

  • tüy: İnsan ve hayvan derisi üzerinde bulunan ince kıl Örnek: İnce güzel kaşlarının ortasında iki tüyü her zamanki gibi tersine dönmüş. H. E. Adıvar Kuşların gövdesini örten ince ve tel gibi uzantıların her biri veya tamamı. Devamını Oku

  • oluk: Bir şeyin akmasına yarayan üst yanı açık boru. Yağmur sularını damların kenarlarına toplayıp akıtan yatay konumlu, genellikle çinko boru Örnek: Oluklardan kol gibi buzlar sarkıyordu. T. Buğra Bir şeyin üzerinde oyulmuş yol. Devamını Oku

  • ommatidyum: Böceklerde ve kabuklularda petek (mürekkep) gözü meydana getiren çok sayıdaki hücrelerin her biri. Dış yüzeyi saydam kutikuladan oluşmuş bir mercek kapsayan ve saydam pelte şeklinde geriye uzanan bir koni ya da uzantıdan (kristal koni) oluşur. Çevresinde pigment hücreleri vardır. Kaidesinde ışığa duyarlı pigment kapsayan fotoreseptör hücrelerinin oluşturduğu kadeh şeklinde bir retinula yer alır. Devamını Oku

  • kıl: Bazı hayvanların derisinde, insan vücudunun belli yerlerinde çıkan, üst deri ürünü olan ipliksi uzantı. Keçi tüyü. Devamını Oku

  • transferaz: Bir atom grubunun bir molekülden diğer moleküle aktarılmasını katalizleyen herhangi bir enzim. Bir atom grubunun bir molekülden diğerine aktarılmasını katalizleyen enzim. Devamını Oku

  • aktin iplikçiği: Kas hücrelerinde a-aktinin, tropomiyozin ve troponin adı verilen 3 ayrı sarmal şekilde proteinden oluşan 5-7 nanometre çapında kasılmayı sağlayan ince iplik. Devamını Oku

  • aksonal iletim: Sinir ucu boyunca yayılan iletimin aksonlar aracılığıyla bir sinirden diğerine aktarılması. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar