politically sözlük anlamı nedir?

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

Sözlükte politically kelimesinin manası:

  1. Politik olarak, kurnazca, çıkarlar doğŸrultusunda, iyi düşŸünülmüşŸ biçimde

politically ile alakalı bazı sözcükler ve anlamları

  • politically incorrect: Patavatsız Devamını Oku

  • bölek: Bir partide, bir dernekte çıkarları doğrultusunda anlaşıp birleşenlerin oluşturduğu topluluk, hizip, klik. Devamını Oku

  • kleptokrasi: Ülkenin her türlü ulusal kaynağını ve hazinesini kendi çıkarları doğrultusunda kullanan diktatörlükleri tanımlamak üzere geliştirilen kavram. Devamını Oku

  • cutely: Zekice, kurnazca; şŸirin bir biçimde, sevimlilikle Devamını Oku

  • craftily: ŞŸEytanca, sinsice, kurnazca, önceden tasarlayarak, kurnaz bir biçimde, planlı bir şŸekilde Devamını Oku

  • jesuitically: Kurnazca, İsa vakfı üyeleri gibi, sinsice, kurnazca, önceden tasarlayarak, hilek3ar bir şŸekilde, planlı bir şŸekilde, şŸeytanca Devamını Oku

  • anlaşmasız oyun: Oyun setindeki ödüllere ilişkin olarak oyuncuların aralarında açık ya da örtük herhangi bir biçimde anlaşma yoluna gitmeyip kendi çıkarlarını gerçekleştirmek yönünde seçenek belirledikleri oyun türü. krş. anlaşmalı oyun Devamını Oku

  • kurnazca: Kurnaza yakışır Örnek: Bizi aldatmak için onlar bu yolu tutmayı pek kurnazca bir şey zannetmişlerdir. H. C. Yalçın Kurnaz bir biçimde, kandırarak, aldatarak. Devamını Oku

  • şeytanca: Şeytana yaraşır bir biçimde, kurnazca, kurnazlıkla, şeytani Örnek: Genç kadın, bir aynanın önüne gitti, saçlarını düzeltti ve kendi kendine bakarak şeytanca gülümsedi. P. Safa Devamını Oku

  • artfully: Ustaca Ustaca, açıkgöz bir şŸekilde, akıllıca, kurnazca, hilekarlıkla; artistik bir biçimde, ustalıkla Devamını Oku

  • hınzırca: Hınzır bir biçimde, kurnazca Örnek: Bir yandan karısını yatıştırmak istermiş gibi davranıyor, bir yandan hınzırca sırıtıyordu. A. İlhan Devamını Oku

  • ribah: (Ribh. C.) Kazançlar, karlar, ticaretten elde edilen karlar. Devamını Oku

  • oportünizm: Güç durumlarda, davranışlarını ahlak kuralları veya düzenli bir düşünceden çok, çıkarlarına uyacak biçimde ayarlamayı amaçlayan tutum. Fırsatçılık. Devamını Oku

  • düşey: Yer çekimi doğrultusunda olan, şakuli. Yerçekimi doğrultusunda, çevrene dik doğrultuda bulunan. Devamını Oku

  • kent köy karşıtlığı: Kırsal alanların kentlere göre ekonomi ve ekin bakımından aşırı ölçüde geri kalması, kırsal yerlerde çalışanların çıkarları ile toplumun ayrıcalıklı kesimlerinin çıkarları arasındaki çelişme durumu. Kırsal alanların her yönden geri kalmışlığı Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar