portakallık sözlük anlamı nedir?

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

Sözlükte portakallık kelimesinin manası:

  1. Portakal bahçesi
    Örnek: Bahçemizin cadde tarafındaki parçasında, alçak bir parmaklığın koruduğu küçük bir portakallık vardı. Y. K. Karaosmanoğlu

portakallık ile alakalı bazı sözcükler ve anlamları

  • portakallı: Yazma kenarına işlenen bir oya türü. (*Yalvaç -Isparta) Devamını Oku

  • küçük nil aygırı: Çift parmaklılar (Artiodactyla) takımının, hipopotamgiller (Hippopotamidae) familyasından, 125 cm kadar uzunlukta, Afrika’nın su kenarlarındaki ormanlarında yaşayan bir memeli türü. Devamını Oku

  • gaddarlık: Gaddar olma durumu, kıyıcılık Örnek: Bütün gaddarlığı yanında, çocuk kalmış bir tarafı da vardı. H. Taner Devamını Oku

  • krallık tiyatrosu: Önceleri krallar tarafından kurulan ve ödeneği verilen ve yalnızca aristokratların gidebildikleri tiyatro. Bugün krallıkla yönetilen ülkelerde, kralın koruduğu, halka da açılmış tiyatroya verilen ad. Devamını Oku

  • parmaklıklı: Parmaklığı olan Örnek: Ayaklarımın ucunda yükselerek onun demir parmaklıklı penceresine bir göz atıyordum. Y. K. Karaosmanoğlu Devamını Oku

  • kırık dökük: Eski, sağlam olmayan, çürük, değersiz Örnek: Ali’nin masası diye bir kırık dökük daire yazıhanesini satmıştı. Y. K. Karaosmanoğlu Düzgün olmayan, parça parça (söz) Devamını Oku

  • yavanlık: Yavan olma durumu Örnek: Her şeyde geçici, her şeyde ruhumun bir tarafını boş bırakan bir yavanlık vardı. H. E. Adıvar Devamını Oku

  • külhan: Hamamları ısıtan, hamamın altında bulunan kapalı ve geniş ocak, cehennemlik Örnek: Evin bir ucunda bir fırın, öbür ucunda bir külhan vardı. Y. K. Karaosmanoğlu (Mimarlık) Hamamların içini ve sularını ısıtmak için bodrumda ateş yakılan bölüm. a. bk. cehennemlik, ılıklık. Devamını Oku

  • kurusıkı atıcılık: Palavracılık Örnek: İster istemez bu kurusıkı atıcılıklarla yetinip gidiyordum. Y. K. Karaosmanoğlu Devamını Oku

  • caddei kübra: Büyük cadde. (Osmanlıca’da yazılışı: cadde-i kübra) Devamını Oku

  • merdiven korkuluğu: Merdivenlerin boşluk tarafındaki demir veya ahşap parmaklık, tırabzan Örnek: Merdiven korkuluğu demek olan tırabzanın başındaki direk başlığa tırabzan babası denir. B. Felek Devamını Oku

  • avenue: Cadde, geniş yol, sokak Girilecek veya çıkılacak yol Devamını Oku

  • adaylık: Herhangi bir iş, bir görev için kendini ileri sürme veya başkaları tarafından ileri sürülme, namzetlik Örnek: Seçimlerde adaylık hakkının yalnız muayyen bir seçim dairesinde oturmuş olanlara tahsisi teklif ediliyordu. Y. K. Karaosmanoğlu Bir görevde yetiştirilme. Devamını Oku

  • bölük: Bir bütünden ayrılmış olan parça, kısım Örnek: Bir kandil günü öteki bölükteki büyük hanımın elini öpmeye gitmiştim. B. Felek Saç örgüsü. Hizip. Devamını Oku

  • korkuluk: Tarla, bağ ve bahçelerde kuşların zarar vermesini önlemek için konulan, insana benzer kukla. Düşme tehlikesi olan yerlere çekilen duvar veya parmaklık Örnek: Eskiden köprünün güney kıyısında demir parmaklıklı bir korkuluk vardı. N. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar