postgraduate sözlük anlamı nedir?

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

Sözlükte postgraduate kelimesinin manası:

  1. Üniversite mezunu, yüksek lisans öğrencisi, doktora öğrencisi
  2. Üniversiteden mezun olduktan sonraki tahsile ait
  3. Doktora talebesi, üniversiteden mezun talebe.

postgraduate ile alakalı bazı sözcükler ve anlamları

  • postgraduate education: Lisans üstü eğitim Devamını Oku

  • collegian: Üniversite talebesi veya mezunu Üniversite mensubu. Devamını Oku

  • bachelor of agricultural science: Tarım Bilimi Mezunu, tarım bilimleri alanında lisans diploması sahibi mezun,Ag. Devamını Oku

  • bachelor of business administration: İşŸLetme Mezunu, işŸ yönetimi alanında lisans diploması sahibi mezun,B.A. Devamını Oku

  • katherine dunham: (1909-2006) Amerikalı kareografist ve dansçı, Chicago Üniversitesinde antropoloji dalında lisans yüksek lisans ve doktora eğŸitimi gören ilk Afrika kökenli Amerikalılar’dan biri Devamını Oku

  • bachelor of architecture: Mimarlık Mezunu, mimarlık alanında lisans diploması sahibi mezun,A. Devamını Oku

  • bachelor of fine arts: Güzel Sanatlar Mezunu, güzel sanatlar alanında lisans diploması sahibi mezun,F.A. Devamını Oku

  • bachelor of applied science: Uygulamalı Bilim Mezunu, uygulamalı bilimler alanında lisans diploması sahibi mezun,A.S. Devamını Oku

  • undergraduate: Üniversite öğrencisi Üniversite öğrencisine ait. Devamını Oku

  • lisans üstü eğitim: Lisans derecesi ya da diploması almış olanlara ilgi duydukları bir bilim dalında yüksek lisans (bilim uzmanlığı) ya da doktora öğrenimi yaparak uzmanlaşma olanağı sağlamak üzere düzenlenen eğitim. Devamını Oku

  • alumna: Abd bir okul veya üniversiteden mezun olan kız. Eski kız öğrenci, mezun kız Devamını Oku

  • bachelor of chemical science: Kimya Bilimi Mezunu, kimya bilimi alanında lisans diploması sahibi mezun,C.S. Devamını Oku

  • gre: Bk. kumtaşı (Graduate Record Examination) yüksek lisans kayıt sınavı, ABD’de mezun eğŸitim programları başŸvuruları için yapılan standartlaşŸtırılmışŸ sınav Devamını Oku

  • gownsman: Binişli kimse (avukat, hakim, profesör, hoca, papaz). Cüppeli görevli, üniversite üyesi, üniversite mezunu Devamını Oku

  • sophomore: Lise ve üniversitede ikinci sınıf talebesi İkinci sınıf öğrencisi (üniv.), ikinci yıl öğrencisi [amer.] Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar