poz vermek sözlük anlamı nedir?

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

Sözlükte poz vermek kelimesinin manası:

  1. Fotoğraf çektirmek için durum almak.

poz vermek ile alakalı bazı sözcükler ve anlamları

  • poz: Resim ve fotoğrafta duruş Örnek: Yastıkları hastaya vereceğim yan oturma pozuna göre dizdim. R. N. Güntekin Fotoğrafta objektifin açık kaldığı süre. Kurum, çalım. Devamını Oku

  • have ones portrait taken: Vesikalık fotoğraf çektirmek Vesikalık fotoğŸraf çektirmek (Yazılışı: have one’s portrait taken) Devamını Oku

  • grind out: Yazmak, kaleme almak, çalmak, zorla yaptırmak, çektirmek, eziyet etmek Devamını Oku

  • divest smb. of: Mahrum etmek, almak, el çektirmek Devamını Oku

  • sertleşmek: Sert bir durum almak, katılaşmak Örnek: Yarı ağarmış yumuşak kumral sakal tersine dönerek diken gibi sertleşti. R. N. Güntekin Gücü artmak, zorlu bir durum almak. Bir kimsenin davranış veya sözleri sert, kırıcı olmak. Devamını Oku

  • fotoğrafhane: Fotoğrafçının çalıştığı, fotoğraf çekilen veya fotoğraf makinesi satılan yer, fotoğrafçı Örnek: Fotoğrafhanenin yapay ev dekoru içinde, dal inceliğinde bir genç kadın, iki parmağını, şakağına dayamış düşünüyordu. A. İlhan Devamını Oku

  • fotoğrafçı: Fotoğraf çeken veya basan kimse. Fotoğrafhane. Devamını Oku

  • visit: Ziyaret etmek, ziyarete gitmek, gezmek, misafir olmak, teftiş etmek, çektirmek, musallat olmak, çene çalmak, laflamak, uğramak Ziyaret etmek, yoklamak, gömrüşmeye gitmek Devamını Oku

  • flaş: Fotoğraf çekiminde ışık yeterli olmadığında bir görüntüyü net almak için kullanılan çok kısa süreli ve güçlü parıltı. Fotoğraf çekiminde güçlü parıltıya gereksinim duyulduğunda kullanılan lamba. Devamını Oku

  • photograph: Fotoğraflamak, fotoğrafını çekmek, resim vermek, çıkmak [fot.] Fotoğraf Devamını Oku

  • tekmil vermek: Bir ast bir üste bir iş, bir durum üzerinde bilgi vermek. Devamını Oku

  • status: Durum Statü, konum, mevki, durum, hal, sosyal durum Devamını Oku

  • belirmek: Önce belli veya görünür olmayan bir şey ortaya çıkmak, tezahür etmek Örnek: Karanlıkların ardından birçok adamlar belirerek acayip birtakım eşyalar taşıyor. R. H. Karay Bir düşünce veya durum için, kesin bir biçim almak, tebellür etmek Örnek: Kafasında günden güne çeşitli düşünceler, çeşitli kaygılar beliriyordu. O. Hançerlioğlu İyice görünür ve anlaşılır bir durum almak, tebarüz etmek Örnek: O kibar cemiyete nasıl bir elbise ile Devamını Oku

  • photo: Dili fotoğraf Fotoğraflamak, resim vermek Devamını Oku

  • fotoğrafçılık: Fotoğraf çekme yöntemi. Fotoğrafçının mesleği. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar