pull up sözlük anlamı nedir?

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

Sözlükte pull up kelimesinin manası:

  1. Kaldırmak, yukarı çekmek, çekmek (bandıra), durdurmak, yanaştırmak, durmak, sağa çekmek, durumunu düzeltmek, yetişmek
  2. Park etme yeri, mola yeri, barfiks

pull up ile alakalı bazı sözcükler ve anlamları

  • pull up at: (sürücü) arabasını (bir yerde) durdurmak: Pull up at that gas station over there. Arabayı şŸu benzin istasyonuna çekiver. Devamını Oku

  • pull up with: Yetişmek Devamını Oku

  • pull up to: Yetişmek, yakalamak Devamını Oku

  • pull over: Çekmek, kenara çekmek, kaldırıma yanaşmak Devamını Oku

  • pull up stakes: (başŸka yere taşŸınmak üzere) pılıyı pırtıyı toplayıp gitmek. Devamını Oku

  • pull up a chair and sit down!: Bir iskemle çekip otur! Devamını Oku

  • pull oneself up by ones own bootstraps: Kendi göbeğini kendi kesmek, kendi işini kendi görmek Devamını Oku

  • hold up: Kaldırmak, tutmak, yukarıda tutmak, havaya kaldırmak, göstermek, desteklemek, alıkoymak, geciktirmek, durdurmak, soymak, dayanmak, direnmek, sabit kalmak Gecikme, gecikme nedeni, engel, tıkanıklık, yol kesme, silahlı soygun Devamını Oku

  • pull out: Çekip çıkarmak, dışarı çekmek, uzatmak, çıkmak, ayrılmak, park yerinden çıkmak, kaçmak, uzamak, tüymek Devamını Oku

  • pull: Çekmek Koparmak Sürüklemek Devamını Oku

  • draw up: Dikleştirmek, dik tutmak, dizmek, düzenlemek, yazmak, ayarlamak, sıvamak, durdurmak (araba, at vb.), durmak, yığılmak, yetişmek Devamını Oku

  • put up: Havaya kaldırmak, kaldırmak, kapatmak, bildirmek, vermek, sunmak, arzetmek, çıkarmak, artırmak (fiyat), bahis oynamak, açmak (şemsiye), bir yana bırakmak, düzenlemek, gecelemek, misafir olmak, kalmak Önceden ayarlanmış, ayarlanmış Devamını Oku

  • pull at: -i çekmek/çekelemek. (pipodan) nefes çekmek. Devamını Oku

  • run up: Yukarıya koşmak, koşturmak, koşuşmak, birden artmak, daralmak (elbise), çekmek, kısalmak, artırmak (güç vb.), şişirmek (hesap), yükseltmek, çekmek (bayrak), dikivermek, çabucak dikmek Hamle, hız kazanma, hedefe yaklaşma, motoru alıştırma (uçak) Devamını Oku

  • lay by: Kenara koymak, biriktirmek, ertelemek, rafa kaldırmak Yol kenarı parkı, park yeri, yanaşma yeri Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar