rampacı sözlük anlamı nedir?

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

Sözlükte rampacı kelimesinin manası:

  1. Deniz savaşlarında, borda bordaya savaşıldığında karşı gemiden gelen saldırıları önleyen veya düşman gemisine atlayıp savaşan er
    Örnek: Rampacılar gemimize ayak basarken kitaplarımı sandığıma koyup dışarı çıktım. O. Pamuk

rampacı ile alakalı bazı sözcükler ve anlamları

  • rampacı: Deniz savaşlarında, borda bordaya savaşıldığında karşı gemiden gelen saldırıları önleyen veya düşman gemisine atlayıp savaşan er Örnek: Rampacılar gemimize ayak basarken kitaplarımı sandığıma koyup dışarı çıktım. O. Pamuk Devamını Oku

  • broadside: Borda Borda ateşi: geniş taraf: kötü muamele: eskiden halka dağıtılan bir yanı basılmış el ilanı. Devamını Oku

  • mücevher mahfazası: Mücevher kutusu Örnek: Eski mücevher mahfazalarına koyup da sandığına mı kilitledi? H. R. Gürpınar Devamını Oku

  • bohça: İçine çamaşır, elbise vb. koyup sarılan dört köşe kumaş Örnek: Hemen hemen her giyim eşyası bohçada ve sandıkta saklanırdı. R. H. Karay Ufak ve seçme tütün dengi. İplik veya kumaşın ticari birimine verilen Devamını Oku

  • atlamak: Bir engeli sıçrayarak veya fırlayarak aşmak. Yüksek bir yerden alçak bir yere, ayaküstü gelecek biçimde kendini bırakmak. Devamını Oku

  • sidelight: Yan sinyal, borda feneri, uçağın yerini gösteren lamba, yandan gelen ışık Meseleyi dolaylı olarak aydınlatan şey Devamını Oku

  • batarya: En küçük topçu birliği Örnek: Altmış bataryanın dünyayı sarsan sesi arasında bir tek ses daha yükseliyor. A. Gündüz Savaş gemilerinde borda topları ve bunların bulunduğu güverte parçası. Pil. Devamını Oku

  • alongside: Yanısıra, yan yana, borda bordaya Yanısıra, yan yana, yanında Devamını Oku

  • sanmak: Bir şeyin olma veya olmama ihtimalini kabul etmekle birlikte, olabileceğine daha çok inanmak, zannetmek Örnek: Sahiden hasta sanıyorlar, tebdilihava tavsiye ediyorlardı. S. F. Abasıyanık Gibi gelmek, farz etmek Örnek: Bu hareketimi tamamıyla histen gelen bir şey sandı. P. Safa Bir şey veya kimsenin … olduğunu düşünmek Örnek: Doktor Sevim, hastayı ilk gördüğü an kendinde değil sanmıştı. A. İlhan Devamını Oku

  • alabanda: Deniz teknelerinin iç yanları, borda karşıtı. Gemilerin iç yanları, borda karşıtı. Devamını Oku

  • korsan: Düşman veya kendi ulusunun gemilerine saldıran deniz haydudu, deniz hırsızı Örnek: Bu adayı ilk defa Portekizli korsanlar bulmuşlar. S. F. Abasıyanık Başkalarının hakkını zor kullanarak alan kimse. İzinsiz olarak çoğaltılan (kitap, kaset vb.). Devamını Oku

  • canker: Ağızda meydana gelen yara, pamukçuk Yozlaştıran herhangi bir şey Devamını Oku

  • antlaşma: İki veya daha çok devletin saldırmazlık, savaşta iş birliği vb. konularda kararlaştırdıkları ilkelere uygun davranmayı kabul etmeleri durumu, ahit, muahede, pakt. Bu durumu belirten belge. Devamını Oku

  • parmaklar hafif kalkık: Dansçının yere basarken ayak parmaklarını yukarı kaldırarak duruşu. Devamını Oku

  • milli mücadele: Bağımsızlık için yapılan savaş veya bu savaş süresi. İstiklal Savaşı, Kurtuluş Savaşı Örnek: Belki Millî Mücadele yıllarının bıraktığı bir tesirdir. A. H. Tanpınar Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar