remind sözlük anlamı nedir?

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

Sözlükte remind kelimesinin manası:

  1. Hatırlatmak, hatırına getirmek
  2. Hatırlatmak, andırmak, benzemek, aklına getirmek

remind ile alakalı bazı sözcükler ve anlamları

  • remind: Hatırlatmak, hatırına getirmek Hatırlatmak, andırmak, benzemek, aklına getirmek Devamını Oku

  • remind of: Hatırlatmak, andırmak, anımsatmak, benzemek Devamını Oku

  • approximate: Yaklaşık olarak, takribi, tahmini, yakın Yaklaşmak, yaklaştırmak, yakın olmak, yakına gelmek, yakına getirmek Devamını Oku

  • resemble: Benzemek, müşabih olmak, andırmak Benzemek Devamını Oku

  • compare: Mukayese, kıyas, karşılaştırma .beyond compare, without compare fevkalade, eşsiz, üstün. With ile karşılaştırmak, karşılaştırılabilir olmak, kıyas kabul etmek Devamını Oku

  • düşündürmek: Düşünmesine sebep olmak, düşünmesine yol açmak. Akla getirmek, hatırlatmak, önceden kestirmek Örnek: Yeryüzünde büyük işler görmeye layık bir millet olduğumuzu düşündürecek, on sekiz milyonu altmış milyona, seksen milyona çıkaracaktır. O. S. Orhon Tasalandırmak, Devamını Oku

  • match: Uymak, benzemek, uygun olmak, eşlemek, karşılaştırmak, birleştirmek, evlendirmek Eş, akran, denk, benzer Devamını Oku

  • approach: Yaklaştırmak, yakına getirmek, yaklaşmak, yanaşmak, yakına gelmek Baş vurmak, müracaat etmek Devamını Oku

  • okşamak: Sevgi, şefkat belirtisi olarak elini bir şeyin üzerinde yavaş yavaş gezdirmek veya ona hafifçe vurmak Örnek: Oğlan kızın yanına geldi, saçlarını okşuyor. H. Taner Hafifçe dövmek Örnek: Bir gün hani bir huysuzluk ettiği zaman, al eline, biraz okşayıver. B. Felek Bir kimseyi hoşnut etmek Örnek: Mektuplarında onun onurunu okşayacak, endişelerini hafifletecek cümleleri artırdı. Ç. Altan Benzemek, andırmak, hatırlatmak. Devamını Oku

  • favor: Yararlı bir yardım Teveccüh, güleryüz gösterme, lütuf, kerem Devamını Oku

  • be redolent of: Hatırlatmak, akla getirmek Devamını Oku

  • populate: İnsan yerleştirmek, yerleşim bölgesi haline getirmek, nüfusunu artırmak Nüfuslandırmak, şeneltmek, meskun hale getirmek Devamını Oku

  • raise: Kabartmak, kaldırmak, artırmak, yükseltmek, dikmek, ayağa kaldırmak, yol açmak, neden olmak, toplamak, yetiştirmek, büyütmek, beslemek, zam yapmak, son vermek, ruh çağırmak, karayı görmek Kaldırmak, yükseltmek Devamını Oku

  • toss: Atmak Havaya fırlatmak (başı) arkaya Devamını Oku

  • conjure up: Ruh çağırmak, hatırlatmak Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar