ruhu okşamak sözlük anlamı nedir?

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

Sözlükte ruhu okşamak kelimesinin manası:

  1. 1) duygulara hoş gelecek biçimde konuşmak veya davranmak; 2) hoşa gitmek.

ruhu okşamak ile alakalı bazı sözcükler ve anlamları

  • okşamak: Sevgi, şefkat belirtisi olarak elini bir şeyin üzerinde yavaş yavaş gezdirmek veya ona hafifçe vurmak Örnek: Oğlan kızın yanına geldi, saçlarını okşuyor. H. Taner Hafifçe dövmek Örnek: Bir gün hani bir huysuzluk ettiği zaman, al eline, biraz okşayıver. B. Felek Bir kimseyi hoşnut etmek Örnek: Mektuplarında onun onurunu okşayacak, endişelerini hafifletecek cümleleri artırdı. Ç. Altan Benzemek, andırmak, hatırlatmak. Devamını Oku

  • gönül okşamak: Birini hoş bir söz ya da davranışla sevindirmek, iltifat etmek. Birini hoş bir söz veya davranışla sevindirmek, iltifat etmek. Devamını Oku

  • ağız ağıza vermek: İki kişi birbirine pek yakın durarak başkaları işitmeyecek bir biçimde konuşmak: “Tenha köşelerde ağız ağıza konuşurken yanlarına biri gelecek olursa hemen susuyorlardı.” -R. N. Güntekin. Devamını Oku

  • gururunu okşamak: Yüzüne karşı değerlerini belirterek bir kimseyi duygulandırmak. Yüzüne karşı değerlerini belirterek bir kimseyi duygulandırmak: “Genç, güzel bir kızın kendisinden hoşlandığını görmek, gururunu okşuyor.” -N. Cumalı. Devamını Oku

  • kulağı okşamak: Kulağa hoş gelmek. Devamını Oku

  • selamünkavlen okşamak: İnme inmek. Devamını Oku

  • ulaç: Zarf-fiil. (Derleme.. bağ-fiil, zarf fiil) Belirteç olarak kullanılan eylemsi: Koşa koşa gitmek, gelip gitmek, gülerek gitmek, gelince görmek, giderken görmek, geldikçe konuşmak, geldiğinde konuşmak, görmeden gitmek, görmeksizin geçmek, görmeyeli değişmek Devamını Oku

  • future: S, i gelecek, müstakbel, istikbalde olan, gelecek zamana ait; i istikbal, gelecek, yarın, ati; ömrün geri kalan kısmı; gram gelecek zaman kipi futures i, çog ileride teslim edilmek üzere satılan veya satın alman mal: vadeli işlemler future perfect gram gelecekte belirli bir zamandan evvel tamamlanacak olan bir ha reketi veya durumu gösteren fiil zamanı Devamını Oku

  • az söyle çok dinle: Kişinin gereksiz konuşmaktansa az konuşması ve konuşulanları dinlemesi daha iyidir. Devamını Oku

  • duygusal: Duygularla ilgili, duygulara dayanan, hissî. Duygunun ağır bastığı, duygunun aşırı etkilediği (eser veya insan). Devamını Oku

  • skitter: Hafifçe kayarak veya aceleyle gitmek, suyun yüzünde kayarak gitmek: kaydırmak. Su sıçratarak gitmek, suda sıçrayarak gitmek, sekerek gitmek, sıçramak, ok gibi fırlamak Devamını Oku

  • geleceklik: Bir işin ilerdeki zamanda olacağını gösteren fiil şekli. Bu zaman şimdikine göre ileri sayılırsa YALIN GELECEK (F. simple), ilerdekine göre biraz önce olursa GELECEK ÖNCESİ (Futur antérieur) denir. Geleceğim ve Gelmiş olacağım gibi. Bkz. İstemli gelecek, Tasarımlı gelecek, ” Geçmişte gelecek, Gelecekte şimdikilik, Yakın gelecek. Devamını Oku

  • act contrary to nature: DoğŸAdışŸI davranmak, doğŸal olmayan bir biçimde, anormal bir şŸekilde davranmak Devamını Oku

  • forthcoming: Yakında çıkacak, gelecek Hazır, mevcut Devamını Oku

  • radyal segmentasyon: Embriyoda, oluşan yeni hücrelerin birbirinin üzerine veya yanına gelecek biçimde ilerlediği segmentasyon tipi. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar