rumuz sözlük anlamı nedir?

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

Sözlükte rumuz kelimesinin manası:

  1. Sembol, simge, remiz.
  2. Gizli anlamları olan işaretler ve sözler
    Örnek: Ne vurdumduymaz misafirdi bunlar... Ne surattan anlıyorlardı ne rumuzdan ne kinayeden... H. R. Gürpınar

rumuz ile alakalı bazı sözcükler ve anlamları

  • surat: Yüz (II) Örnek: Neredense, suratına bir de sinek musallat olmuştu. A. İlhan Somurtkanlık, asık yüzlülük. Soğuk davranma Örnek: Ne vurdumduymaz misafirdi bunlar, ne surattan anlıyorlardı ne rumuzdan ne kinayeden. H. R. Gürpınar Devamını Oku

  • sembol: Duyularla ifade edilemeyen bir şeyi belirten somut nesne veya işaret, remiz, rumuz, timsal, simge Örnek: Baykuş ve karga uğursuzluğun, merkep bönlüğün, domuz pisliğin, kaz alıklığın, aslan cesaretin, at zekâ ve adaletin, köpek sadakatin, bülbül aşkın, kelebek gençliğin işaret ve sembolü olmuştur. A. Haşim Bk. simge Devamını Oku

  • vurdumduymaz: Anladığı hâlde anlamamış gibi davranan, umursamaz, aldırmaz, aldırışsız, duygusuz Örnek: … ne saygısız, ne vurdumduymaz misafirdi bunlar… H. R. Gürpınar Devamını Oku

  • symbol: Sembol, simge, remiz, timsal, alamet, belirti, işaret, nişan Simge, sembol, işŸaret Devamını Oku

  • emblem: Amblem simge, remiz, işaret, arma Temsili resim Devamını Oku

  • exemplar: Örnek, numune, sembol, timsal, misal Suret, kopya, nüsha. Devamını Oku

  • timsal: Sembol, örnek, simge Örnek: O günden beri ceviz, bana ulvi bir şeyin timsali gibi görünüyor. M. Ş. Esendal Devamını Oku

  • tekerleme: Çoğunlukla basmakalıp söz Örnek: Bazısının konuşması, tekerleme hâlinde tekrar ettiği birkaç kelimeden ibarettir. R. N. Güntekin Birbiriyle uyumlu hazır söz kalıbı Örnek: Çocuklar, türkülü bir tekerleme ile karşılarlar leyleklerin gelişini. N. Cumalı Çoğunlukla, masalların genellikle başında bulunan “Bir varmış bir yokmuş. Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde” gibi uyaklı giriş veya ara sözler Örnek: Tekerlemelere, bilmecelere gelince bence bunlar aydınlık şeyler. Anlaşılmaz gibi Devamını Oku

  • agreed upon sign: Üzerinde anlaşŸmaya varılmışŸ simge, karar verilmişŸ olan sembol, kabul edilmişŸ olan işŸaret Devamını Oku

  • alamet: Belirti, işaret, iz, nişan Örnek: Komşunun kızında da, bir zamandır, sabırsızlık, taşkınlık alametleri çoğalmıştı. R. H. Karay Büyüklük, irilik bakımından şaşılacak durumda olan nesne. 1. işaret, iz, nişan. 2. remiz, sembol. 3. Devamını Oku

  • alaim: İzler. İşaretler, deliller. (Bak: Alamet) Devamını Oku

  • saklı: Askerlikte askerlik çağına girdiği halde isimlerini nüfus kütüğüne yazdırmamış olan yükümlülerdir. Saklanmış olan Örnek: Saklı, gizli demektir; sır manasına da gelir. R. H. Karay Elde tutulan, mahfuz. Devamını Oku

  • diacriticals: Ayırıcı işŸaretler, belirtici işŸaretler, vurgu imleri, ayırıcı özellikle vermek amacıyla yazıma eklenen aksanlar veya işŸaretler Devamını Oku

  • başka: Bilinenden ayrı, değişik, farklı, özge Örnek: Yıllar sonra olaya başka bir açıdan bakabildim. H. Taner Nitelik yönünden alışılmışın dışında bir üstünlüğü olan Örnek: Bütün bunlar beni herkesten başka bir insan yapmıyor. H. E. Adıvar Konu edilen, bilinenden ayrı nesne ve kimse için teklik veya çokluk olarak başkası, başkaları biçiminde kullanılan bir söz Örnek: Başkalarının otuz liraya yaptığı bir kostümü siz niye seksen liraya Devamını Oku

  • thickskinned: Vurdumduymaz, duygusuz, yüzü pek. Kalın derili, kalın kabuklu, vurdumduymaz, umursamaz Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar