safacu sözlük anlamı nedir?

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

Sözlükte safacu kelimesinin manası:

  1. (C.: Safacuyan) f. Rahat ve eğlence arıyan. (Osmanlıca'da yazılışı: safa-cu)

safacu ile alakalı bazı sözcükler ve anlamları

  • nüzhet: 1. neşe, eğlence, eğlence yerlerini seyredip gezme. 2, sevinç, ferahlık. Neşe, eğlence. Devamını Oku

  • safa: Saflık, berraklık. Gönül şenliği, kedersizlik, eğlence. Devamını Oku

  • gazino: Yemek yenilen, gösteri izlenen, müzik dinlenen, bazen oyun sergilenen eğlence yeri Örnek: Gazinonun önündeki büyük tenha yoldan hiçbir ses gelmiyor. P. Safa Büyük kahvehane ve birahane. Bk. eğlence yeri Devamını Oku

  • sefahat: Zevk ve eğlenceye düşkünlük, uçarılık Örnek: Bir memlekette zenginlik başlar da bir parça eğlence ve sefahat da başlamaz olur mu? R. N. Güntekin Eğlence Örnek: Geliri, istese veyahut karakteri uygun olsa, değil rahat yaşamaya, sefahat hayatı sürmeye müsaitti. H. E. Adıvar Devamını Oku

  • rahat: İnsanda üzüntü, sıkıntı, tedirginlik olmama durumu, huzur Örnek: Eniştem de üşengen bir adamdır, rahatı kaçar diye üstüne düşmedi. M. Ş. Esendal Üzüntü, sıkıntı ve tedirginliği olmayan Örnek: Ben o kadar rahatım, öyle okşayıcı, huzur ve mutluluk verici tatlı rüzgâr karşısındayım ki… R. H. Karay Sıkıntı veya yorgunluk, tedirginlik vermeyen Örnek: Ben sana güzel ve rahat bir oda hazırlattım. P. Safa Aldırmaz, gamsız. Devamını Oku

  • snug: (-ger, -gest) çok rahat ve sıcacık Üste oturan (giysi) Devamını Oku

  • zevk: Hoşa giden veya çekici bir şeyin elde edilmesinden, düşünülmesinden doğan hoş duygu, haz Örnek: İçtik bu nadir içkiyi yıllarca kanmadık / Bir böyle zevke tek bir ömür yetmiyor yazık. Y. K. Beyatlı Güzeli çirkinden ayırt etme yetisi, beğeni. Devamını Oku

  • cayi rahat: Rahat edilecek yer. (Osmanlıca’da yazılışı: câ-yi rahat) Devamını Oku

  • safaengiz: Safa koparan. Neşe, sevinç yapan. (Osmanlıca’da yazılışı: safa-engiz) Devamını Oku

  • carnival: Karnaval, şenlik, festival, eğlence, büyük spor olayı; gezici sirk veya fuar Karnaval, eğlence Devamını Oku

  • ahlaksız: Ahlak kurallarına uymayan. Dürüst davranmayan, kötü huylu, terbiyesiz Örnek: O ahlaksız insanların arasında bu çocuk nasıl rahat eder. P. Safa Devamını Oku

  • basafa: Safalı. Safa ile. (Osmanlıca’da yazılışı: ba-safa) Devamını Oku

  • asude: Rahat, sakin Örnek: Ölüm asude bahar ülkesidir bir rinde. Y. K. Beyatlı 1. rahatlamış, sükuna ermiş, keder ve sıkıntıdan uzak, müsterih. 2. sakin, sessiz. Rahat, huzur içinde. Dinç. Müsterih. Sakin. (Osmanlıca’da yazılışı: Devamını Oku

  • dilhuş: Gönlü hoş, yüreği rahat. Yüreği rahat, gönlü hoş. (Osmanlıca’da yazılışı: dil-huş) Devamını Oku

  • rahatça: Rahat. Rahat bir biçimde Örnek: Buradan hem aşağı obayı hem yukarı obayı rahatça seyredebiliyordu. N. Araz Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar