sakfı mualla sözlük anlamı nedir?

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

Sözlükte sakfı mualla kelimesinin manası:

  1. Yüksek gökyüzü. (Osmanlıca'da yazılışı: sakf-ı muallâ)

sakfı mualla ile alakalı bazı sözcükler ve anlamları

  • takı mualla: Yüksek şerefe. Yüksek kubbe. (Osmanlıca’da yazılışı: tâk-ı muallâ) Devamını Oku

  • dameni mualla: Yüksek şerefli damen, mualla etek. (Osmanlıca’da yazılışı: dâmen-i muallâ) Devamını Oku

  • sakfı merfu: Yükseltilmiş dam, tavan. (Osmanlıca’da yazılışı: sakf-ı merfu’) Devamını Oku

  • dergahı mualla: Büyük kapı. (Osmanlıca’da yazılışı: dergâh-ı muallâ) Devamını Oku

  • mualla: Yüksek, yüce. Onuru yüksek olan kimse. Devamını Oku

  • cisri muallak: Asma köprü. (Osmanlıca’da yazılışı: cisr-i muallâk) Devamını Oku

  • sakf: Dam, çatı, tavan. Asuman, gökyüzü. Devamını Oku

  • avaz: Yüksek ses, nara Örnek: Sinemi deler avazın / Turnam senin sunam senin. Âşık Veysel Nefret. İkrah. Bir şeyi kerahetle yapma. Kerahet. Sada, Yüksek ses. (Osmanlıca’da yazılışı: âvâz) Devamını Oku

  • sukuf: (Sakf. C.) Tavanlar, ev örtüleri. Devamını Oku

  • tarem: Dam, kubbe, künbet. Sakf. Satıh. Devamını Oku

  • tarem: Dam, kubbe, künbet. Sakf. Satıh. Devamını Oku

  • defterdar: Bir ilin para işlerini yöneten en üst düzeydeki görevli. Osmanlılarda maliye işlerinin en yüksek yetkilisi veya illerde maliye işleriyle uğraşan görevli. Devamını Oku

  • aliye: yüce, yüksek, bir şeyin en yukarısı, tepesi. – (bkz. ali) Yüksek, yüce. Şerif ve aziz olan. (Osmanlıca’da yazılışı: âliye) Devamını Oku

  • siyeri seniyye: Yüksek ahlak ve yüksek vasıflar. Hazret-i Peygamberin (A.S.M.) yüksek ahlak ve vasıflarına dair yazılan kitab. (Osmanlıca’da yazılışı: siyer-i seniyye) Devamını Oku

  • vezir: Osmanlılarda devletin bakanlık, valilik gibi yüksek görevlerinde bulunan ve paşa unvanını taşıyan kimse. Satrançta, her yöne gidebilen, önemce ikinci sırada gelen taş, ferz Örnek: Çok güzel. Şimdi ben veziri iki tane ilerletiyorum. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar