şartlamak sözlük anlamı nedir?

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

Sözlükte şartlamak kelimesinin manası:

  1. Kirlenmiş sayılan bir şeyi en az üç, en çok kırk kez sudan geçirip kirli sayılmaktan kurtarmak.

şartlamak ile alakalı bazı sözcükler ve anlamları

  • kirli çamaşır: Kirlenmiş giyecek. Yasal olmayan, saklı, gizli iş Örnek: Ablasının kirli çamaşırlarını herkesten iyi bilir, ama ablası da onun kumar borçlarını öder. H. Taner Devamını Oku

  • pis su: Kirlenmiş su. Ayakyolu, banyo, mutfak vb. yerlerden gelen kirlenmiş, suların karışımı, lağım suyu. Devamını Oku

  • redeem: Bedelini verip geri almak, rehinden kurtarmak Fidye vererek kurtarmak Devamını Oku

  • askıya almak: (Mimarlık) Alt bölümlerinin onarılması gereken bir yapının üst bölümlerini alttan ağaç ayaklarla yerinde tutturma işi. 1) altı boşalıp desteği kalmayan yapıyı dikmelerle boşlukta tutarak yıkılmaktan kurtarmak; 2) oturmuş veya batmış Devamını Oku

  • depauperize: (Amerikan İngilizcesi) birini fakirlikten kurtarmak, birini yoksulluktan kurtarmak; yoksul yardımından kurtarmak (depauperise olarak da yazılır) Devamını Oku

  • depauperise: (Britanya İngilizcesi) birini fakirlikten kurtarmak, birini yoksulluktan kurtarmak; yoksul yardımından kurtarmak (depauperize olarak da yazılır) Devamını Oku

  • depauperise: (Britanya İngilizcesi) birini fakirlikten kurtarmak, birini yoksulluktan kurtarmak; yoksul yardımından kurtarmak (depauperize olarak da yazılır) Devamını Oku

  • rescue: Kurtarmak, imdadına yetişip kurtarmak Kurtuluş Devamını Oku

  • bail out: Kefaletle serbest bırakmak, kefaletle kurtarmak, kefaletini ödeyip kurtarmak, kurtarmak, paraşütle atlamak Devamını Oku

  • disembarrass: Sıkıntıdan kurtarmak, kurtarmak, rahatlatmak Mahcup bir duruma düşmekten kurtarmak Devamını Oku

  • düzeltmek: Düzgün duruma getirmek Örnek: Kirli eşyalarımı paketlere sardım, bavulumu düzelttim. R. N. Güntekin Bozukluğunu gidermek, onarmak. Yanlıştan kurtarmak, tashih etmek Örnek: Öğleden sonra nüfus kâğıdını getir, kaydını düzeltelim. B. Felek Devamını Oku

  • sudan: Önemsiz, saçma, baştan savma Örnek: Doğruluğu peşin peşin kabul edilmiş bir hükme sudan sebepler aradılar. O. V. Kanık Bir grup sentetik, lipofilik, sentetik azo bileşiği. Mikroskobik olarak yağların ortaya konmasında kullanılır. Sudan III ve sudan IV gibi çeşitleri vardır. Devamını Oku

  • defiled: Kirletmek, lekelemek; bozmak; kötüye kullanmak; tek sıra halinde yürümek KirlenmişŸ, kutsallığŸı bozulmuşŸ; ahlaki açıdan kötü veya ahlaksız hale getirilen; ahlaksız, bozuk veya kirli hale getirilen; saflığŸı bozulmuşŸ olan (örneğŸin, “KutsallığŸı Devamını Oku

  • disentrance: Büyüden kurtarmak, vecit halinden kurtarmak. Büyüden kurtarmak Devamını Oku

  • toplamak: Bir araya getirmek Örnek: Şairin bütün eserlerini, bütün hatıralarını toplayacak. O. S. Orhon Devşirmek. Devşirip kaldırmak. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar