seem to hear voice sözlük anlamı nedir?

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

Sözlükte seem to hear voice kelimesinin manası:

  1. Sesler duyar gibi olmak

seem to hear voice ile alakalı bazı sözcükler ve anlamları

  • seem to hear voice: Sesler duyar gibi olmak Devamını Oku

  • gabble: F, i çok çabuk konuşmak; ge vezelik etmek; anlamse sesler çıkarmak; kaz gibi ses çIkarmak; i gevezelik, boş laf Gevezelik etmek, anlaşılmaz bir şekilde konuşmak, anlamsız sesler çıkarmak, bir nefeste Devamını Oku

  • have a free hand: İstediğŸI gibi hareket etmek, istediğŸi gibi hareket etmede serbest olmak, sınırlandırılmamışŸ olmak, uygun görüldüğŸü gibi yapmada yetkili olmak Devamını Oku

  • trakeobronşiyal solunum sesi: Önceleri bronkoveziküler sesler veya karışık sesler olarak ifade edilen akciğer sahasından alınanorta kuvvette Devamını Oku

  • caterwaul: Azgınlık zamanlarında kedilerin çıkardığı seslere benzer sesler çıkarmak Bu şekilde bağırmak, haykırmak Devamını Oku

  • hassas: Duyum ve duyguları algılayan Çabuk duygulanan, duygun, duyar, duyarlı, içli, alıngan Örnek: İri yarı bir adam olmakla beraber pek hassastı. A. Gündüz Çabuk etkilenen Örnek: Düşmanın en hassas ve mühim noktası orası idi. Atatürk Yapımı ve Devamını Oku

  • glaze: Pencereye cam takmak Sırlamak, üstüne cam veya cam gibi bir tabaka geçirmek Devamını Oku

  • canlılaştırma: (Söz sanatı terimi) Duygusu ve hareketi veya konuşması olmıyan şeyleri insan gibi duyar, hareket eder, konuşur bir halde anlatma. Devamını Oku

  • içses: Sözcüğün önses ve sonsesi arasında kalan ses veya sesler: Baş (b-a-ş) , bekleyiş (b-ekleyi-ş) , aralık (a-ralı-k) , araba (a-rab-a) örneklerinde olduğu gibi. Devamını Oku

  • kulak tırmalayıcı: Kulağı rahatsız eden Örnek: Bu ses ona şimdi çatlak bir zurnadan çıkan sesler gibi kulak tırmalayıcı geliyordu. Y. K. Karaosmanoğlu Devamını Oku

  • fraternize: [fraternize (Amer.) ] kardeşçe davranmak, dost olmak, dostça ilişki kurmak Birbiriyle kardeş gibi olmak, arkadaşlık etmek Devamını Oku

  • acayip: Sağduyuya, göreneğe, olağana aykırı, garip, tuhaf, yadırganan, yabansı Örnek: Dişlerinin arasından ıslık gibi acayip sesler çıkarmaya başladılar. R. N. Güntekin Şaşma anlatan bir söz. Devamını Oku

  • screechy: Gicirtili Yüksek ve tiz olan, çığŸlık gibi sert ve tiz; sert ve tiz sesler üreten, acı acı bağŸıran, feryat eden Devamını Oku

  • be somewhat of a: Gibi bir şŸey olmak; (biri) kendi çapında bir. olmak: He´s somewhat of a poet. şžair gibi bir şŸey” Devamını Oku

  • stagnate: Durgunlaşmak, durgun olmak, kesat olmak Durgun olmak, durgunlaşmak, durgunluk sebebinden bozulmak (su) Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar