semirme sözlük anlamı nedir?

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

Sözlükte semirme kelimesinin manası:

  1. Semiz duruma gelme
    Örnek: Ben burada fena hâlde semirmeye başladım. B. Felek
  2. Hayvanın beslenmesiyle kas ve yağ dokusunun artırılarak besili, semiz olması.

semirme ile alakalı bazı sözcükler ve anlamları

  • fatling: Besili hayvan, semiz hayvan. Besi hayvanı, besili hayvan Devamını Oku

  • fena: İyi nitelikte olmayan, kötü Örnek: Rüşvet aslında fena şeydir, fakat daha fenası rüşvet ayıplığını kaybetmişliktir. B. Felek Üzücü Örnek: Bu savaş yılları o kadar fena ve ağır felaketler öğretmişti ki… H. E. Adıvar İstenilen ve gereken nitelikte olmayan (kimse). Devamını Oku

  • besili: Semiz, semirtilmiş Örnek: Avludan atlar geçmeye başladı. Hepsi besili ve bakımlı idi. T. Buğra Devamını Oku

  • becbac: Semiz, besili. Devamını Oku

  • ruhud: Etli, besili, şişman, semiz. (Müe: Ruhude) Devamını Oku

  • becoming populated: Nüfuslu hale gelme, insanlı hale gelme, oturulur duruma gelme, yaşŸanılır durumda gelme, yerleşŸilme, yerleşŸimli duruma gelme Devamını Oku

  • yağlı: Üzerinde veya içinde yağı olan. Yağı çok olan. Devamını Oku

  • fatter: Şişman, şişko, kilolu, tombul, yağlı, besili, semiz, dolgun, şişkin, kazançlı, karlı, bereketli, verimli ŞŸIşŸMan Devamını Oku

  • anaç: Yemiş verecek durumdaki ağaç Örnek: Bir yıllanmış ağaca anaç derler, babaç demezler. B. Felek Yavru yetiştirecek duruma gelmiş olan hayvan. İri, kart Örnek: Ön sıranın başına oturmuş, iki anaç kız, baş başa konuşuyorlar. M. Ş. Devamını Oku

  • fattest: Şişman, şişko, kilolu, tombul, yağlı, besili, semiz, dolgun, şişkin, kazançlı, karlı, bereketli, verimli En sisman Devamını Oku

  • semiz: Şişman Örnek: Semiz ve romatizmalı olan bu adam, suya ayağını bile değdirmemiştir. F. R. Atay Eti, yağı çok olan, tavlı Örnek: Semizlerini seçin de kalan altı hindiyi … gönderin. B. Felek Devamını Oku

  • semizlenmek: Semiz duruma gelmek, semiz olmak. Devamını Oku

  • şimdi: Şu anda, içinde bulunduğumuz zamanda Örnek: Şimdi daha bahtiyar bir haberi sevgili bir sesten bizzat duymaya imkân buluyoruz. A. Ş. Hisar Az sonra, yakında. Az önce, biraz önce, demin. Devamını Oku

  • halazade: Halanın çocuğu Örnek: Halazadem burada biraz nefeslendi. B. Felek Devamını Oku

  • bağ bozumu: Bağda ürünün toplanması Örnek: Yerlisi, çoğu dışarıdan gelme yeni sakinlerinin bağ bozumu hırsını kederli gözleriyle seyreder. B. Felek Bu işin yapıldığı mevsim, güz, sonbahar. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar