senetli sözlük anlamı nedir?

Sponsorlu Bağlantılar

Sözlükte senetli kelimesinin manası:

  1. Senedi olan, senetle sağlamlaştırılmış olan.

Sponsorlu Bağlantılar

senetli ile alakalı bazı sözcükler ve anlamları

  • deed: Senetle devretmek İş, fiil, amel, hareket Devamını Oku

  • senetli sepetli: Bir iş yazılı bir belgeye dayandırılarak (yapılmak). Devamını Oku

  • firm 2: DonmuşŸ (jöle, pelte, çikolatab.). sağŸlam; sallanmayan; kaymayan. sıkı. fiyatı değŸişŸiklik göstermeyen (hisse senedi, tahvilb.). up -i sağŸlamlaşŸtırmak, -i sağŸlama bağŸlamak. (jöle, pelte, çikolatab.) donmak. (fiyatlar) istikrara kavuşŸmak. ” Devamını Oku

  • firm 2: DonmuşŸ (jöle, pelte, çikolatab.). sağŸlam; sallanmayan; kaymayan. sıkı. fiyatı değŸişŸiklik göstermeyen (hisse senedi, tahvilb.). up -i sağŸlamlaşŸtırmak, -i sağŸlama bağŸlamak. (jöle, pelte, çikolatab.) donmak. (fiyatlar) istikrara kavuşŸmak. ” Devamını Oku

  • firm: Şirket, firma, ticarethane Sağlamlaştırmak, pekiştirmek, sağlamlaşmak, pekişmek, yükselmeye başlamak, canlanmak (piyasa) Devamını Oku

  • assignment: Atama, tayin etme Tayin edilen şey Devamını Oku

  • senetleşme: Senetleşmek işi. Devamını Oku

  • çıkarım primi: Ortaklıkların hisse senetlerini çıkarım fiyatının üzerinde bir fiyatla satmaları sonucunda satış fiyatı ile çıkarım fiyatı arasında oluşan pozitif fark. krş. hisse senedi çıkarım fiyatı, hisse senedi sunum fiyatı, hisse senedi piyasa fiyatı Devamını Oku

  • transfer by deed: Senetle transfer et Devamını Oku

  • çıkarım fiyatı: Bir hisse senedinin üzerinde yazılı olan fiyat. krş. hisse senedi piyasa fiyatı, hisse senedi sunum fiyatı Devamını Oku

  • tahkimat: Bir yeri düşman saldırısına karşı koyabilecek duruma getirmek için yapılan türlü haberleşme, hendek, siper vb. savunma tesisleri. Maden yatağında açılan bir kanalın çökmesini önlemek amacıyla sağlamlaştırma. Devamını Oku

  • bail bond: Kefaletname, kefalet bedeli, kefalet senedi, tahliye senedi, bir kimseyi duruşŸma zamanı gelene kadar tutukevinden çıkarmak için yapılan teminat ödemesi Devamını Oku

  • payandalamak: Çökmek, yıkılmak, devrilmek üzere olan bir yeri veya şeyi payandalarla sağlamlaştırmak Örnek: Bakalım, devrilmek üzere olan orta direği payandalayabilecek mi? H. Taner Devamını Oku

  • payandalamak: Çökmek, yıkılmak, devrilmek üzere olan bir yeri veya şeyi payandalarla sağlamlaştırmak Örnek: Bakalım, devrilmek üzere olan orta direği payandalayabilecek mi? H. Taner Devamını Oku

  • itkan: 1. sağlamlaştırma. 2. inanma. Pürüzsüz yapmak veya yapılmak. Sağlamlaştırmak. Hakikata yakından vakıf olmak, delileriyle bilmek, inanmak. Bilerek emin olmak. Muhkem kılmak, muhkem yapmak. Sabit kılmak. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar