seroid lipofuskinozis sözlük anlamı nedir?

Sponsorlu Bağlantılar

Sözlükte seroid lipofuskinozis kelimesinin manası:

  1. İlerleyen yaşla birlikte, lipopigment ve yaşlanma pigmentinin sitoplazmik granüller tarzında sinir hücresi, makrofaj ve kas hücrelerinde birikmesi. Birçok organda birikimlere rastlanmasına karşın genellikle serebral korteks, retinal nöronla Purkinje hücrelerinde birikir. Klinik olarak körlük ve kaslarda koordinasyon bozukluluğu dikkati çeker.

Sponsorlu Bağlantılar

seroid lipofuskinozis ile alakalı bazı sözcükler ve anlamları

  • lipofuskinozis: Yaşlı hayvanlarda, örneğin; E vitamini yönünden yetersiz ve doymamış yağ asitlerinden zengin gıdalarla beslenen köpeklerde, özellikle yüksek metabolizmaya sahip organların hücrelerinde yaşlanma pigmentinin birikimi. Kalp kası hücrelerinde çekirdeğin çevresinde, gangliyon ve karaciğer hücre sitoplazmaları içerisinde gelişigüzel yerleşir. Devamını Oku

  • seroid: Okside olmuş lipit ve proteinlerin suda çözünmeyen polimerlerinden oluşan aside dirençli, sudanofilik, karaciğer, sinir sistemi ve kaslarda biriken bir pigment. Devamını Oku

  • pug meningoensefalitisi: Pug ırkı köpeklerinde beyinde; kortekste, iki taraflı ve bakışımlı nekroz odakları, kistik boşluklar ve beyin zarlarının yangısının yanı sıra, klinik olarak uyuşukluk, kaslarda koordinasyon bozukluluğu ve komayla belirgin, nedeni kesin olarak bilinmeyen bir hastalık, Pug köpeklerinin meningitisi. Devamını Oku

  • miyelinolitik ensefalopati: Limousin ve Simmental ırkı buzağılarda, klinik olarak körlük, kas hareketlerinde ölçüsüzlük, opistotonus, kas koordinasyon bozukluluğu, kilo kaybıyla, patolojik olarak ise beyinde, beyaz maddenin süngerimsi dejenerasyonu sonu erime odakları ve boşluk oluşumuyla belirgin kalıtsal hastalık. Devamını Oku

  • etilen glikol zehirlenmesi: Otomobil radyatörlerinden sızan ve % 95’i etilen glikolden oluşan antifirizin köpek, kedi ve sığırlar tarafından tüketilmesi sonucu oluşan kas koordinasyon bozukluluğu, kusma, fiziksel çöküntü ve aşırı susama belirtileriyle belirgin zehirlenme. Böbrek tübüllerinde ve beyin damarlarında oksalat kristalleri birikir, antifiriz zehirlenmesi. Devamını Oku

  • renal glikozüri: Kan şeker seviyesi normal olmasına rağmen böbrek epiteli bozukluluğuna bağlı olarak idrarda şeker görülmesi olayı, renal diyabet. Devamını Oku

  • enzootik ataksi: Fetal bakır yetersizliğine bağlı, kuzu, oğlak ve domuz yavrularında görülen, klinik olarak anemi, gelişme geriliği, verim düşüklüğü, döl verimi bozuklukları, kıllarda renk kaybı, yapağı kalitesinin bozulması, ishal, sendeleme ve kaslarda koordinasyon bozukluğuyla belirgin hastalık, bohçalama, çarpık, swayback, yeni doğanların bakır yetersizliği, neonatal ataksi. Devamını Oku

  • jan evangelista purkinje: Jan Evangelista Purkinje, Johannes Evangelists Purkinje (1789-1869), Purkinje hücreleri ve Purkinje ağŸını bulan Bohemyalı fizyolog Devamını Oku

  • atlanto oksipital sublüksasyon: Kimi Arap taylarında, atlasın oksipitalizasyonu ve aksisin atlantalizasyonu sonucu oluşan olasılıkla kalıtsal olarak bir yapılış bozukluğu olarak görülen tam olmayan çıkık. Taylar ölü veya dört bacakta felç veya ilerleyici bir kas koordinasyon bozukluluğu bulguları gösterir. Devamını Oku

  • atlanto oksipital sublüksasyon: Kimi Arap taylarında, atlasın oksipitalizasyonu ve aksisin atlantalizasyonu sonucu oluşan olasılıkla kalıtsal olarak bir yapılış bozukluğu olarak görülen tam olmayan çıkık. Taylar ölü veya dört bacakta felç veya ilerleyici bir kas koordinasyon bozukluluğu bulguları gösterir. Devamını Oku

  • Chediak Higashi sendromu: Patolojik olarak granüllü hücrelerde iri granüllerin varlığıyla, dolaşımdaki granülosit ve lenfositlerde dev lizozomların bulunmasıyla, akyuvarların yangı bölgesine göçü ve hücre içi sindirim yetersizliğiyle, klinik olarak da vücut örtüsünde kısmi renk açılması, enfeksiyonlara karşı aşırı duyarlılık ve kanama eğilimindeki artışla belirgin basit çekinik özellikte kalıtsal hastalık. Hereford sığırı, İran kedisi, katil balinalar, kaplan, vizon ve insanlarda Devamını Oku

  • mannoz: Memeli hücrelerinde bulunmayan, genellikle bakterilerde bulunan, altı karbonlu aldoz yapısındaki monosakkaritlerden bir hekzos şeker. Devamını Oku

  • rodopsin: (Yun. rhodon: gül; opsis: görme; erythros: kırmızı) Omurgasızlarda ve omurgalı retinasında çubuk hücrelerinde bulunan, ışığa duyarlı, en fazla 500 nm absorbsiyonlu, kırmızı mor pigment. Işığa maruz kalınca ayrışan, opsin proteini ve A vitaminin aldehitinden (retinal) oluşur. Görme purpuru, eritropsin. Devamını Oku

  • Laforacisimcikleri: Köpeklerde ve insanlarda sinir hücrelerinde değişik boyutlarda tanecikli, bazofilik, kimyasal yapısı poliglukozonlardan ibaret, rastlantısal olarak veya Lafora hastalığına bağlı olarak oluşan, PAS, Best carnin ve Lugol iodine ile pozitif reaksiyon veren sitoplazmik inklüzyonlar. Devamını Oku

  • kan aspirasyonu: Kesim sırasında damarlardan çıkan kanın soluk borusuyla akciğerlere çekilmesi. Genellikle mezbahalarda ve yerde kesilen hayvanlarda dikkati çeker. Çok sayıda küçük ve parlak kırmızı odaklar h Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar