setting limits sözlük anlamı nedir?

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

Sözlükte setting limits kelimesinin manası:

  1. Sınırlara karar verme, kısıtlamalar koyma

setting limits ile alakalı bazı sözcükler ve anlamları

  • enacting: Hükmetme, karar verme, kanun koyma; performans gösterme, oynama, rol ile canlandırma Devamını Oku

  • sabbath limits: ޞabat kısıtlamaları, abbath’ta bir Yahudi’nin Yahudi kurallarını çiğŸnemeden seyahet edebileceğŸi bölge yada mesafe (2000 arşŸın yarıçapındaki bir alan) Devamını Oku

  • arbitrament: Karar verme hakkı veya yetkisi Hakem sıfatıyla karar verme Devamını Oku

  • istenç: İrade. Davranışlarla ilgili tepilerden bir bölümünü tutup ötekileri eyleme dönüştürme gücü, irade. Devamını Oku

  • istenç: İrade. Davranışlarla ilgili tepilerden bir bölümünü tutup ötekileri eyleme dönüştürme gücü, irade. Devamını Oku

  • setting aside: BölüşŸtürme, paylaşŸtırma, ayırma, kenara koyma, tahsis etme, hisselere ayırma Devamını Oku

  • setting a precedent: İçtahat yapma, yenilikçi mahkeme kararı; yeni bir yol tanımlama Devamını Oku

  • decision maker: Karar mercii, karar verme yetkisine sahip kimse Devamını Oku

  • setting a legal precedent: Hukuki bir içtahat yapma, gelecekteki kurallar/kararlar için temel oluşŸturan hukuki kural/karar Devamını Oku

  • setting a legal precedent: Hukuki bir içtahat yapma, gelecekteki kurallar/kararlar için temel oluşŸturan hukuki kural/karar Devamını Oku

  • placement: Koyma, yerleştirme. Yerleştirme, koyma, yatırma (para), atama, sipariş verme, ısmarlama, sıralama Devamını Oku

  • tanzim: Koyu, pembe, kırmızı (renk) Örnek: Horozibiği renginde, sarı ve yeşil çizgili bir kravat takmıştır. T. Buğra Bu renkte olan. Horozibiğigillerden, kırmızı çiçekleri horoz ibiğini andıran bir süs bitkisi (Amaranthus). Devamını Oku

  • limitations: Kısıtlamalar, sınırlı veya yasak olma özelliğŸi (örn.: “Apartmanda oturmayı seviyorum ancak bazı kısıtlamaları var. ÖrneğŸin, kendi bahçen yok.”) Devamını Oku

  • ödünç verme yöntemi: Okuyucuya ödünç verilecek kitaplık gereçleriyle ilgili kaydın tutulma biçimini saptayan yöntem, a. bkz. işlem kartlı ödünç verme, markayla ödünç verme, çekli ödünç verme, Newarködünç verme yöntemi, Dîckmanödünç verme yöntemi, Islingtonödünç verme yöntemi, fotoğrafiködünç verme yöntemi, delikli kartlaödünç verme yöntemi, ses-kayıtödünç verme yöntemi. Devamını Oku

  • adjudicate: Hüküm ve karar vermek adjudica’tion hüküm ve karar verme Hüküm Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar