şiddet sözlük anlamı nedir?

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

Sözlükte şiddet kelimesinin manası:

  1. Bir hareketin, bir gücün derecesi, yeğinlik, sertlik.
  2. Hız.
  3. Karşıt görüşte olanlara, inandırma veya uzlaştırma yerine kaba kuvvet kullanma.
  4. Duygu veya davranışta aşırılık
    Örnek: Sesinin tonunda siteminin şiddetini azaltan bir yumuşama vardı. N. Cumalı
  5. Bk. yeğinlik.
  6. Bk. yeğinlik
  7. Enfekte olmuş her bir konaktaki bir asalak türünün sayısı, intensiti.

şiddet ile alakalı bazı sözcükler ve anlamları

  • zelzele şiddet mikyası: Bk. deprem yeğinlik ölçeği Devamını Oku

  • şiddet olayı: Çevreyi sindirmek için yaratılan olay veya girişilen hareket. Devamını Oku

  • iddet: Bekleme müddeti. Devamını Oku

  • nafakai iddet: Fık: Kadının iddeti içinde muhtaç olduğu nafaka. Koca, boşadığı karısını iddeti bitinceye kadar infakla mükellef olduğu için bu müddet zarfındaki nafaka hakkında bu tabir meydana gelmiştir. (Osmanlıca’da yazılışı: nafaka-i iddet) Devamını Oku

  • şiddet göstermek: Kaba, sert davranmak. Devamını Oku

  • müddeti iddet: İddet müddeti. (Bak: İddet) (Osmanlıca’da yazılışı: müddet-i iddet) Devamını Oku

  • ton: Bin kilogramlık ağırlık birimi. İnsan veya çalgı sesinin yükseklik, alçaklık derecesi Örnek: Sesinin tonunda siteminin şiddetini azaltan bir yumuşama vardı. N. Ataç Konuşmada sesin duyguları belirtecek biçimde çıkması Örnek: Bunun farkında olmadan, üstelik de hiç Devamını Oku

  • astringency: HaşŸInlik, sertlik, acı set tat; dudakların büzülmesine neden olan bir maddenin tadı; büzücü olma niteliğŸi; (Tıp) yumuşŸak kan dokularının kasılarak sıvı boşŸaltmalarını sınırlandırabilme yeteneğŸi, kan dolaşŸımını kontrol etmek için yumuşŸak kan dokularını büzme yeteneğŸi Devamını Oku

  • yumuşatıcı: Yumuşamayı sağlayan kimyasal madde. Teskin edici, hafifletici Örnek: Birçok hastalıkların tam ilacı değilse bile iyi kötü bir yumuşatıcısı vardır. R. N. Güntekin Sertlik veren toprak alkali metalleri tutularak suyu yumuşatmaya yarayan özdek. Devamını Oku

  • infected: Bulaştırmak, enfekte etmek, bozmak, aşılamak Enfekte olmuşŸ, enfekte, bulaşŸmışŸ, hastalığŸa neden olan mikroplardan veya hastalıktan etkilenmişŸ; bozulmuşŸ, lekelenmişŸ, kusurlanmışŸ; etkilenmişŸ Devamını Oku

  • kasılma giderici ilaç: Çizgili kaslarda kasılmaların şiddetini azaltan veya kasılmayı önleyen ilaç. Devamını Oku

  • nartaşları: Kayaç yapıcı mineral grubu. (Aralarında karışımı yapan başka başka kimyasal bileşimli çeşitleri vardır. Hepsinde metalimsi olmayan parıltı, akımsı çizgi ve kubusal dizgede kristaller vardır. almandin (demir ve alüminyum grena), kırmızı; sertlik 7-7.5, özgül ağırlığı 4.2. pirop: (magnezyum ve alüminyumlu grena): açık kırmızı; sertlik 7.5, özgül ağırlık 3,5. grossular (kalsiyum ve alüminyumlu grena) renksiz, akımsı, yeşilimsi; Devamını Oku

  • gamma ve gradasyon: bir fotoğraf malzemesinin sertlik ve yumuşaklık bakımından erişebileceği maksimum siyahlanma derecesine gradasyon denir. gamma ise gradasyon ölçü birimidir ve bir fotoğraf malzemesinin sertlik veya yumuşaklık derecesini sayısal olarak ifade eder. Devamını Oku

  • asperity: Pürüz, sertlik Kabalık, şiddet Zorluk, Devamını Oku

  • sıcaklık: Sıcak olan şeyin durumu, etkisi veya sıcak olan şeyin niteliği, hararet. Bir araçla veya cihazla ölçülebilen ısı derecesi, suhunet. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar