sıhhat sözlük anlamı nedir?

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

Sözlükte sıhhat kelimesinin manası:

  1. Sağlık, esenlik
    Örnek: Sıhhati yerinde imiş, bir çocuğu daha olmuş. R. H. Karay
  2. Doğruluk.
  3. Bk. sağıllık
  4. Bk. mu'teberiyyet.
  5. Bk. doğruluk

sıhhat ile alakalı bazı sözcükler ve anlamları

  • makrunu sıhhat: Sıhhat ve hakikata yakın. Doğruluk derecesi fazla. (Osmanlıca’da yazılışı: makrun-u sıhhat) Devamını Oku

  • oturaklı: Sağlam, gösterişli Örnek: Çoğu dört köşe, kalın, oturaklı olan Arap üslubu minareler o ruhaniliği vermez. R. H. Karay Yerinde sağlam duran. Yerinde ve sırasında söylenen, çarpıcı (söz). Devamını Oku

  • sıhhat için muzur işaretler: Bk. sağlığa aykırı imler Devamını Oku

  • sürgün: Ceza olarak belli bir yerin dışında veya belli bir yerde oturtulan kimse, menfi Örnek: Sürgünü yalnız memleket hasreti yıkmaz. R. H. Karay Bu biçimde sürülme işi ve bu işin sonucu, nefiy Örnek: Sürgün benim için ölüm gibi bir şey olmuştu. R. N. Güntekin Bir kimsenin sürüldüğü yer Örnek: Sürgünlerde çile dolduruyordu en güzel yaşında. Y. Z. Ortaç Bir bitkide yeni süren filiz. Devamını Oku

  • pürsıhhat: Sıhhatli, sağlıklı. Devamını Oku

  • sömürgeci: Sömürgesi olan, sömürge elde etmek amacında olan kimse veya ülke, müstemlekeci Örnek: Şöyle olmuşuz, böyle olmuşuz, ama hiçbir zaman sömürgeci olmamışız. B. R. Eyuboğlu Sömürgecilikle ilgili olan. Devamını Oku

  • keyfi yerinde: Neşesi, sağlığı yerinde olan (kimse) Örnek: Başıma yüzlerce adam topluyordum; yeni sahibimin keyfi yerinde idi. R. H. Karay Devamını Oku

  • dürüst: Sözünde ve davranışlarında doğruluktan ayrılmayan, doğru (kimse) Örnek: … zaman zaman dürüst, mert, açık yürekli dostlar bulunur. N. Cumalı Kurallara uygun, yanlışsız Örnek: İyi giyinmek her zaman dürüst bir zevk ifade etmez. H. E. Adıvar 1. doğru, düzgün, sağlam. 2. bütün, tam. Devamını Oku

  • sıdk: Doğruluk, gerçeklik. İçten bağlılık. Devamını Oku

  • sadakat: İçten bağlılık, sağlam, güçlü dostluk Örnek: Vazifemi sadakatle yaptığımdan dolayı memnun olduklarını sanıyorum. R. H. Karay dostluk, içten bağlılık, doğruluk, vefalılık. Dostluk, içten bağlılık, doğruluk, vefalılık. Devamını Oku

  • soundness: SağŸlamlık, sağŸlık, esenlik, doğŸruluk, iyi durumda olma, mükemmellik, yasallık, geçerlilik Devamını Oku

  • süslemek: Birtakım katkılarla bir şeyin daha güzel, daha göz alıcı olmasını, daha hoş görünmesini sağlamak, bezemek, bezeklemek, donatmak, tezyin etmek Örnek: Yemişçiler dükkânlarını meyvelerle süslüyorlar. S. F. Abasıyanık Söz oyunlarıyla güzelleştirmek Örnek: Söylediğim şeyleri, maalesef bir kısmı da uydurma olan misallerle süsleyerek adamcağızı âdeta ağlamaklı ederdim. R. N. Güntekin Birinin kusurlarını uzun uzun yüzüne vurmak. Devamını Oku

  • esihha: (Sahih. C.) Özürsüz olanlar, sıhhati yerinde ve vücudu sıhhatte olan kimseler. Devamını Oku

  • afiyet: Hasta olmama durumu, sağlık, esenlik Örnek: Allah daha ziyade afiyet versin. N. Cumalı Devamını Oku

  • sürmek: Yönetip yürütmek, sevk etmek. Önüne katıp götürmek. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar