silahendaz sözlük anlamı nedir?

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

Sözlükte silahendaz kelimesinin manası:

  1. Gereğinde karaya çıkarılan, özellikle tüfeklerle donatılmış deniz eri.

silahendaz ile alakalı bazı sözcükler ve anlamları

  • aksesuar: Bir aletin, bir makinenin işlevine katılmayan, ancak kendine özgü ayrı bir yararı bulunan alet, araç veya nesne. Kadın giyiminde giysiyi bütünleyen ayakkabı, çanta, kemer, şapka, eldiven, mücevher vb. eşya. Devamını Oku

  • yoğrumsal gereç: Yoğrumsal çözümlemeyle değerlendirilen gereç. Bir görüntü düzenlemesine katılan bütün canlı ya da cansız öğeler; özellikle görünçlük donatımı Devamını Oku

  • karaya ayak basmak: Deniz, göl vb.’den karaya çıkmak. 1) deniz, göl vb.nden karaya çıkmak; 2) deniz taşıtından karaya çıkmak. Devamını Oku

  • debark: Gemiden çıkmak, karaya, çıkmak debarka tion karaya çıkma, çıkarma. Karaya çıkarmak, karaya çıkmak, karaya ayak basmak Devamını Oku

  • güneşlik: Güneş ışınlarına engel olan perde veya buna benzer gereç. Siperlik Örnek: Gözleri kasketinin güneşliğinde kayboldu. S. F. Abasıyanık Güneş ışınlarını alan (yer). Devamını Oku

  • römorkör: Yedeğinde başka taşıtlar götüren taşıt ve özellikle deniz taşıtı. Devamını Oku

  • teçhizat: Silah dışındaki savaş gereçleri, donatı Örnek: Silahını, teçhizatını ve hatta başındaki şapkasını bırakıp kaçıyor. R. E. Ünaydın Bk. donatı Devamını Oku

  • edhem: Karayağız at. karayağız at. -türk dil kuralı açısından “d/t” olarak kullanılır. ibrahim edhem: islam tarihinde meşhur sofi Devamını Oku

  • land: Karaya çıkarmak Tutup karaya getirmek (balık) Devamını Oku

  • ordnance: Savaş gereçleri Ağır çaplı toplar Devamını Oku

  • shipwreck: Deniz kazası, geminin kazaya uğraması Gemi enkazı Devamını Oku

  • donatımcı: Bir film veya tiyatro eseri için gerekli sahne donatımı işini yöneten kimse. Donatımlığı hazırlayan görevli. Devamını Oku

  • fener: Saydam bir maddeden yapılmış veya böyle bir madde ile donatılmış, içinde ışık kaynağı bulunan aydınlatma aracı Örnek: Sigara içilmeyecek, kibrit, fener yakılmayacaktı. Ö. Seyfettin Gemilere yol gösteren ışık kulesi, deniz feneri Örnek: Deniz, bu Japon fenerinden dökülen ışıklar altında ıslak parıltılarla, yanıp sönüyor. Y. Z. Ortaç Tepesinden kulplu kahveci tepsisi, askı. Devamını Oku

  • outfit: Donatmak, malzeme sağlamak (-ted, -ting) takım donatısı Devamını Oku

  • strand: Kenar, kıyı, sahil, yalı, yalı boyu Karaya oturmak Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar