simgeleştirmek sözlük anlamı nedir?

Sponsorlu Bağlantılar

Sözlükte simgeleştirmek kelimesinin manası:

  1. Simgeleşme işini yaptırmak.

Sponsorlu Bağlantılar

simgeleştirmek ile alakalı bazı sözcükler ve anlamları

  • simgeleştirme biçimi: Belli bir simgeleştirme işlemini yapmak üzere simgeleştirilecek deyimlerle bunların karşılığı olan tek tek simgeleri belirten dizge. || Örn. (…) Devamını Oku

  • simgeleşme: Simgeleşmek işi veya durumu. Devamını Oku

  • simgeleştirme kabalığı: Bir simgeleştirmenin başka birinden kaba olması, birincisinin yol açtığı simgesel karşılıkların ikincisinin yol açtıklarından daha kısa olması demektir. || Örn. (…) Devamını Oku

  • simgeleştirme inceliği: Bir simgeleştirmenin başka birinden ince olması, birincisinin yol açtığı simgesel karşılıkların ikincinin yol açtıklarından daha uzun olması demektir. || Örn. (…) Devamını Oku

  • simgeleştirme: Simgeleştirmek işi. Önermelerin tutarlılığını ya da çıkarımların geçerliliğini denetlemek amacıyla bunların kimi bölümleri yerine bu bölümlerin dizimsel türlerine uygun simgeler koyma işlemi. || Bu işlem yapılırken aynı deyimler yerine aynı Devamını Oku

  • biçtirmek: Biçme işini yaptırmak. Devamını Oku

  • küreselleştirmek: Küreselleşme işini yaptırmak. Devamını Oku

  • aldırmak: Alma işini yaptırmak Örnek: Söyledim, söyledim, bir urgan aldıramadım. N. Cumalı Getirtmek Örnek: Ne yaptı yaptı, nişanlısını oraya aldırdı. C. Uçuk Vücuttan herhangi bir parçayı veya organı sağlık sebebiyle çıkarttırmak. Önem vermek, değer vermek Örnek: Felsefenin teorik olan Devamını Oku

  • kadifeleştirmek: Kadifeleşme işini yaptırmak Örnek: Siyah gözlerimin bakışlarını biraz kadifeleştiren bir ihtiyatla, hayat tatlarını kaçırmayalım, der gibi bir hâli vardı. A. Ş. Hisar Devamını Oku

  • pekleştirmek: Pekleşmesine yol açmak, pekleşme işini yaptırmak. Güçlenmesini sağlamak Örnek: … onun gibi şöhretini pekleştirdi. B. Felek Devamını Oku

  • yük olmak: 1) bir kimse, sıkıntılı bir işini başkasına yaptırmak: “Onların hepsinde sanki bulundukları yere yük oluyorlarmış gibi utangaç ve ürkek bir hâl vardır.” -B. R. Eyuboğlu. 2) kendisi için başkasına para harcatmak, masraf yaptırmak: “Bunları gazetelere verebilirsem amcama yük olmaktan kurtulacağıma emindim.” -H. E. Adıvar. Devamını Oku

  • exercise: ), (f.) uygulama, tatbik, icra, yürütme, ifa, yerine getirme, kullanma Talim, alıştırma egzersiz Devamını Oku

  • çaldırmak: Çalma işini yaptırmak Örnek: Bunların istedikleri çalgı çaldırmak değil, sarhoşluk etmek, ağız tadı ile kavga çıkarmaktır. M. Ş. Esendal Hırsıza kaptırmak. Devamını Oku

  • geçişli eylem: (Derleme.. geçişli fiil, geçişli çatılı fiil, nesnel fiil, nesnel eylem) Nesne ile kullanılabilen eylem: Sevmek (okuma-yı sevmek) , görmek (ev-i görmek) , kırmak (cam-ı kırmak) , dökmek (süt-ü dökmek) , yaptırmak (iş-i yaptırmak) vb. Devamını Oku

  • pekiştirmek: Sertleşmek, katılaştırmak. Sağlamlaştırmak, tahkim etmek. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar