solitarily sözlük anlamı nedir?

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

Sözlükte solitarily kelimesinin manası:

  1. Yapayalnız, yalnız olarak, yalnız, bir tek

solitarily ile alakalı bazı sözcükler ve anlamları

  • lonelily: Yalnız bir şŸekilde, kimsesiz olarak, yapayalnız Devamını Oku

  • lonesomely: Yapayalnız, yalnız bir şŸekilde, kimsesiz olarak Devamını Oku

  • lonely: Yalnız, yapayalnız Yalnız, kimsesiz Terkedilmiş, Devamını Oku

  • lonesome: Yalnızlıktan içi sıkılmış Yalnız, yapayalnız Devamını Oku

  • tekbencilik: “Yalnız ben varım, benden başka her şey yalnızca benim tasarımımdır” diyen, öznel beni bilinç içerikleriyle birlikte tek gerçek, tek var olarak kabul eden görüş, solipsizm. Gerçeğin yalnızca bireysel benlik olduğunu, Devamını Oku

  • tekçilik: Gerçekliğin temeli olarak yalnızca tek bir ilkeyi benimseyen dünya görüşü, çokçuluk karşıtı, monizm. Gerçekliğin herhangi bir organ gibi bölünmez bir bütün olduğuna ve bağımsız parçaları bulunmadığına inanan öğreti, monizm. Devamını Oku

  • yalnızca: Yalnız olarak. Tek başına Örnek: Ona vefasızlıkta biraz düşünceli davranmayı yararlı buluyor, yalnızca bulduklarında yeni başkana pek uysal davranıyorlardı. M. Ş. Esendal Belli durumun, şartın veya işin dışına çıkmaksızın, yalnız, ancak, tek, sırf, Devamını Oku

  • varoluş: Yaşama, var olma, bir şeyin ne olduğu, nasıl olduğu değil, var olduğu olgusu, mevcudiyet, öz karşıtı Örnek: Artık yaradılışının, varoluşunun, hayatla ödüllendirilişinin sebebini bilmektedir. T. Buğra Var olan, gerçeğe dayalı olarak var olan, gerçek varlık; özün karşıtı, bir şeyin ne olduğu, nasıl olduğu değil, var olduğu olgusu. Şöyle ya da böyle biçim almış her türlü özelliklerin dışında burada Devamını Oku

  • koragus: Plautus komedyalarında, eserinin tam ortasında Aristophanes’de koronun Paraphase’de olduğu gibi, günlük olaylar üzerine seyircilere sözü alaylı olarak yöneltmesi gibi, yalnızca bir kişiyi konuşturması. (Örn. Curculio – Un Kurdu) Çoğunlukla da artık oynamayan ve yalnızca kostümleri ile dekorları bulunduğundan, bunları para karşılığında geçici olarak veren kimse. Devamını Oku

  • yurtsuz: Yurdu olmayan (kimse). Kalacak, barınacak yeri olmayan (kimse) Örnek: Her şeyim dağılmış olarak yurtsuz ve sevgisiz, kendimi yapayalnız … sokakta buldum. P. Safa Devamını Oku

  • safi: Katıksız, duru, temiz. Net. (sa:’fi) Devamını Oku

  • içkin: Varlığın içinde bulunan, varlığın yapısına karışmış olan, mündemiç. Yalnızca bilinçten olan, yalnızca bilinç içeriği olarak var olan, mündemiç. Devamını Oku

  • single handed: Tek başına, yalnız başına, yardımcısız olarak Tek elle çalıştırılan, tek kişilik (işletme), tek kişinin işlettiği, yardımcısız, yalnız, tek başına Devamını Oku

  • all by himself: Yapayalnız Devamını Oku

  • düdük gibi kalmak: Yapayalnız kalmak. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar