sonlandırmak sözlük anlamı nedir?

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

Sözlükte sonlandırmak kelimesinin manası:

  1. Sona erdirmek.

sonlandırmak ile alakalı bazı sözcükler ve anlamları

  • finish: Gitar boya veya cilasının dışarıdan görünen katı. Bitirmek, tamamlamak, tüketmek, mahvetmek, mükemmelleştirmek, son vermek, sona erdirmek, rötuş yapmak, cilalamak, bitmek, sona ermek, sonuçlanmak Devamını Oku

  • oruç bozmak: Bir şey yiyerek, içerek orucunu kesmek ya da sona erdirmek. Bir şey yiyerek, içerek orucunu kesmek veya sona erdirmek: “Akşam Rabia ile beraber oruç bozuyor, iftar ediyoruz.” -H. E. Adıvar. Devamını Oku

  • hatmetmek: Herhangi bir kitabı baştan sona kadar tekrar tekrar okumak Örnek: Kim bilir kaç haftadır yüzlerce sayfayı hatmedip durdu. P. Safa Sona erdirmek, bitirmek. Kur’an’ın tamamını okumak. Devamını Oku

  • hakkından gelmek: Zor bir işi başarıyla sona erdirmek, üstesinden gelmek. Devamını Oku

  • ucunu bulmak: Sona erdirmek, kolayını bulmak. Devamını Oku

  • sonlamak: Bitirmek, sonuçlandırmak, sona erdirmek, noktalamak. Devamını Oku

  • calling off: İptal etmek, feshetmek, durdurmak, yasaklamak, sınırlamak, son vermek, sona erdirmek, listeden yüksek sesle okumak Devamını Oku

  • call off: İptal etmek, feshetmek, durdurmak, yasaklamak, sınırlamak, son vermek, sona erdirmek, listeden yüksek sesle okumak Devamını Oku

  • disincorporate: Çözmek, çözülmek, dağŸıtmak, dağŸılmak, bir şŸirketten ayrılmak, tüzel kişŸiliğŸi sona erdirmek Devamını Oku

  • dissolved: [dissolve] eritmek, erimek; yok etmek, yok olmak, sona erdirmek; kontrolunü kaybetmek, feshetmek, dağıtmak, dağılmak; bozmak; halletmek, aydınlatmak ÇözünmüşŸ, erimişŸ; ortadan kaybolmuşŸ; dağŸılmışŸ, dağŸıtılmışŸ, parçalarına ayrılmışŸ Devamını Oku

  • noktalamak: Nokta koymak. Yazıda noktalama işaretlerini yerli yerine koymak. Devamını Oku

  • dissolving: [dissolve] eritmek, erimek; yok etmek, yok olmak, sona erdirmek; kontrolunü kaybetmek, feshetmek, dağıtmak, dağılmak; bozmak; halletmek, aydınlatmak Eriyen, dağŸılan, çözülen; sıvıya dönüşŸen, sıvılaşŸan; parçalarına ayrılan, parçalarına bölünen, parçalanan Devamını Oku

  • wrap up: Dili radyoda haberlerin son özeti. Kavgayı kesmek, sarmak (paket), sarmak, sarıp sarmalamak, sıkıca sarmak, ambalajlamak, paketlemek, özetlemek, sona erdirmek, son vermek, kesmek, sıkı giyinmek Devamını Oku

  • bitirmek: Bitmesini sağlamak, sona erdirmek, tüketmek, tamamlamak, sonuçlandırmak Örnek: Bu işi sonuna kadar bitirmek lazım. P. Safa Güçsüz düşürmek, bitkin duruma getirmek, yormak Örnek: Onu en çok bitiren Filistin, Irak cepheleri oldu. A. Gündüz Onulmaz duruma getirmek, mahvetmek Örnek: Yetişir koştuğum aşkın peşi sıra / Bitirdi beni bu içki, bu kumar. C. S. Tarancı Devamını Oku

  • dissolve: Eritmek, erimek, halletmek, hallolmak ,çözmek, açmak Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar