sözcük karışıklığı sözlük anlamı nedir?

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

Sözlükte sözcük karışıklığı kelimesinin manası:

  1. Bir düşünceyi anlatırken yanlış sözcük kullanma ve sözcükleri yanlış söyleme biçiminde kendini gösteren konuşma bozukluğu.

sözcük karışıklığı ile alakalı bazı sözcükler ve anlamları

  • söz karışıklığı: Bir kelimenin yerine bir başkasını kullanma biçiminde görülen konuşma bozukluğu, kelime karışıklığı, parafazi. Devamını Oku

  • boşsözcülük: Gereksiz ve anlamsız sözcükleri kullanma alışkanlığı. Sözcüklere düşüncelerden daha çok önem verme eğilimi. Devamını Oku

  • dil tutukluğu: Dilin iyi çalışmamasından ileri gelen söyleme güçlüğü, anartri. Herhangi bir sebeple konuşamama. Devamını Oku

  • pelteklik: Peltek olma durumu, peltek konuşma. Ses örgenleriyle ilgili bir özür yüzünden r, s, z gibi seslerden birini ya da birkaçını söyleyememek biçiminde kendini gösteren bir konuşma bozukluğu. Devamını Oku

  • zurnacının karşısında limon yemek gibi: Birinin zihnini çelip işini göremeyecek duruma getirildiği anlatılırken söylenir. Devamını Oku

  • zurnacının karşısında limon yemek gibi: Birinin zihnini çelip işini göremeyecek duruma getirildiği anlatılırken söylenir. Devamını Oku

  • tanısızlık: Tanınan, bilinen varlıkları, görme, işitme vb. duyu organları yoluyla ayırt edememe durumu, agnosi. Bildik nesneleri ya da durumları tanıyamamak biçiminde kendini gösteren algı yetersizliği. Devamını Oku

  • anahtar sözcük kaynak dizimi: Bkz. konu kaynak dizimi. Devamını Oku

  • vurgu sözcük kaynak dizimi: Bkz. konu kaynak dizimi. Devamını Oku

  • sözcülük: Bir kurul, bir topluluk veya kişi adına konuşma görevi, raportörlük Örnek: Bana sözcülük etmişsiniz, onun elçisine karşı benim elçim olmuşsunuz. T. Oflazoğlu Devamını Oku

  • düşünü uçuşması: Birbirine yalnızca ses uyumu ve anlam benzerliği gibi dış bağlarla bağlanmış düşünülerin hızla birbirini kovalaması. (Bu durumda herhangi bir konu üzerinde pek az durulabilir. Ruh hastalıklarından kimisinde kendini gösteren bir düşünme ve konuşma bozukluğudur.) Devamını Oku

  • saplantı: Kişinin, etkisinden kendini kurtaramadığı yersiz saçma düşünce, sabit fikir, fikrisabit, idefiks Örnek: Üstadı bu saplantısından kurtarmak kolay olmamıştı. H. Taner Belli bir düşünce ya da yararsız bir eylem üzerinde direnme biçiminde kendini gösteren ve engel olunamayan içtepi. 2-Bir kimsenin saplanmış olduğu ve kendini kurtaramadığı yanlış düşünce. Devamını Oku

  • yankıca: Başka birinin kullandığı söz veya cümleleri anlamsız olarak yankı gibi tekrarlama, ekolali. Bir sözcüğü ya da cümleyi anlamını bilmeden yineleme. Devamını Oku

  • diksiyon: Seslerin, sözlerin, vurguların, anlam ve heyecan duraklarını kurallarına uygun olarak söyleme biçimi Örnek: Müfredat programlarında kıraat, yani diksiyon dersi yok. B. Felek Konuşulan dilin incelenmesi ve kullanılması. Duru, açık vurgulama ve çıkaklara tam Devamını Oku

  • sözcü: Bir kurul, bir topluluk veya kişi adına söz söyleme, onun düşünce ve davranışlarını savunma yetkisi olan kimse Örnek: Kongrede bunların beş yüz sözcüsü bulunuyordu. H. Taner Bir komisyonun verdiği kararların gerekçesini kaleme alıp genel kurul karşısında savunmakla görevlendirilen üye, raportör. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar