sözsüz ses kuşağı sözlük anlamı nedir?

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

Sözlükte sözsüz ses kuşağı kelimesinin manası:

  1. Sözün dışında her çeşit sesi (müzik, doğal sesler) taşıyan, yabancı filmlerin başka dilde sözlendirilmesini kolaylaştırmak amacıyla hazırlanan kuşak.

sözsüz ses kuşağı ile alakalı bazı sözcükler ve anlamları

  • kılavuz ses kuşağı: Sesin gürlüğünü artırmak ya da sesyayarları çalıştırmak üzere, asıl ses kuşağından ayrı olarak hazırlanan yardımcı ses kuşağı. Devamını Oku

  • sözsüz ses yolu: Sözsüz ses kuşağındaki ses yolu. Devamını Oku

  • ses karşılanması: (Derleme.. ses benimsenmesi) Bir dilde bulunmayan bir sesi benzeri bir sese çevirme. Arapçada: Hidmet, fadıl; Türkçede: Hizmet, fazıl; Fransızcada: gendarme, jockey, jeep; Türkçede: candarma, cokey, cip vb. Devamını Oku

  • sınama oyunluğu: Sınama çalışmalarını kolaylaştırmak amacıyla, gereksiz ayrıntılardan arınmış, söyleşmeleri, devinimleri, yeri, zamanı belirten oyunluk çeşidi. Devamını Oku

  • pest ses: kalın ses.., pestleştirmek : sesi kalınlaştırmak Devamını Oku

  • kümeleme: Kümelemek işi. Film yapımını kolaylaştırmak amacıyla aynı dekor içindeki çekimleri bir araya toplama, oyuncuların çalışma durumlarını düzenleme. Devamını Oku

  • kyoto sözleşmesi: Uluslararası ticareti kolaylaştırmak ve geliştirmek amacıyla gümrük rejimlerinin basitleştirilmesi ve uyumlaştırılmasına yönelik olarak 1974 yılında imzalanan ve 1999 yılında değişen gümrük uygulamalarını içerecek ve yirmi birinci yüzyılın gereksinimlerini karşılayacak biçimde yeniden düzenlenen anlaşma. Devamını Oku

  • sığınma hakkı: Genellikle bir cezai kovuşturma ve mahkûmiyetten kurtulmak amacıyla yabancı bir ülkeye kaçma veya yabancı ülkedeyken geri verilmemeyi isteme, iltica hakkı. Devamını Oku

  • caterwaul: Azgınlık zamanlarında kedilerin çıkardığı seslere benzer sesler çıkarmak Bu şekilde bağırmak, haykırmak Devamını Oku

  • ease absorption: Emmeyi kolaylaşŸtırmak, soğŸurmayı kolaylaşŸtırmak, asimilasyonu çabuklaşŸtırmak Devamını Oku

  • iç ses düşmesi: Kelime içindeki bir ünsüzün kaybolması. Kelime içinde aynı hecede bulunan iki ünsüzden birinin söyleyişi kolaylaştırmak gayesiyle düşmesi: arslan > aslan, altmış > atmış, tüfenk > tüfek, çift > çit, çiftçi Devamını Oku

  • ses değişmesi: Dilde kendiliğinden veya bir etkenle oluşan ses başkalaşması: jilet > cilet, kaçtı > kaştı, Necdet > Nejdet gibi. Dilde kendiliğinden veya bir etkenle oluşan ses başkalaşması: Fadıl< fazıl, hidmet< hizmet, Devamını Oku

  • smooth: Düzeltmek, düzleştirmek Kolaylaştırmak Tatlılaştırmak (ses) Devamını Oku

  • andal: Bahçe, bağ ve bostanda sulamayı kolaylaştırmak amacıyla toprağın eğilimine göre ayrılmış bölümler, evlek. Devamını Oku

  • özkanatçık: Uçağın kalkışını, dönüşünü kolaylaştırmak amacıyla gövdenin ön tarafına yerleştirilmiş küçük kanat. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar