spontaneous generation sözlük anlamı nedir?

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

Sözlükte spontaneous generation kelimesinin manası:

  1. Cansızlık, cansızdan canlı oluşumu, dirimdışı türeme

spontaneous generation ile alakalı bazı sözcükler ve anlamları

  • abiogenesis: Cansızdan canlı oluşumu. Abiyogenez, kendiliğinden doğma (biyoloji) Devamını Oku

  • spontaneous generation theory: Spontan jenerasyon teorisi Devamını Oku

  • ekosistem: Bir çevredeki canlı ve cansızların tümü. Bir alandaki canlı birliklerin ve cansız varlıkların hepsinin birden oluşturduğu sistem. Devamını Oku

  • eşeysiz üreme: Eşey hücreleri oluşturmaksızın, bölünme yoluyla çoğalma. Bir canlının özelleşmiş üreme hücrelerini meydana getirmeden tıpatıp atasına benzer canlıların oluşmasını sağlayan üreme şeklidir. Devamını Oku

  • abiyogenez: Canlıların cansız maddelerden meydana geldiğini savunan görüş. (Yun. a: ..sız; bios: hayat; genesis: doğum) Hayatın kökeni olarak canlıların cansızlardan meydana gelmesi; mikroorganizmaların ve yüksek organizmaların birdenbire cansızlardan meydana geldiğini ileri Devamını Oku

  • asexual generation: Eşeysiz üreme Devamını Oku

  • kutgüç: İlkellerin bütün evrene yayıldığına ve yeryüzünde canlı, cansız ne varsa tümünün içinde bulunduğuna inandıkları kişisel olmayan görünmez doğaüstü güç. (İlkel inancına göre bu evrensel güç, az ya da çok oluşu bakımından, içinde bulunduğu canlı, cansız nesnenin olumsuz ya da olumlu sonuç almasına neden olmaktadır.) bk. din. krş. kutyasak, atasoy, cancılık, doğalcılık, büyü. Devamını Oku

  • kutgüç: İlkellerin bütün evrene yayıldığına ve yeryüzünde canlı, cansız ne varsa tümünün içinde bulunduğuna inandıkları kişisel olmayan görünmez doğaüstü güç. (İlkel inancına göre bu evrensel güç, az ya da çok oluşu bakımından, içinde bulunduğu canlı, cansız nesnenin olumsuz ya da olumlu sonuç almasına neden olmaktadır.) bk. din. krş. kutyasak, atasoy, cancılık, doğalcılık, büyü. Devamını Oku

  • kutgüç: İlkellerin bütün evrene yayıldığına ve yeryüzünde canlı, cansız ne varsa tümünün içinde bulunduğuna inandıkları kişisel olmayan görünmez doğaüstü güç. (İlkel inancına göre bu evrensel güç, az ya da çok oluşu bakımından, içinde bulunduğu canlı, cansız nesnenin olumsuz ya da olumlu sonuç almasına neden olmaktadır.) bk. din. krş. kutyasak, atasoy, cancılık, doğalcılık, büyü. Devamını Oku

  • inorganik: Cansız olan. Organik olmayan, anorganik. Devamını Oku

  • abiyogenetik: Cansızdan oluşan. Devamını Oku

  • eşeyli üreme: İki bireyin bir araya gelmesini gerekli kılan ve gametlerin birbirleriyle döllenmesini sağlayan üreme biçimi. Farklı iki eşey hücresinin birleşmesiyle bir canlı oluşması. Devamını Oku

  • yaşam: Doğumla ölüm arasında yaşanan süre, ömür, hayat Örnek: Yaşamın kurallarını, kendi aleyhinde işliyor varsaydığı günden bu yana, umursamamıştı. H. Taner Bir temel parçacığın oluşumu ve yok oluşu arasında geçen ortalama süre.time Cansız özdekten Devamını Oku

  • doğa: İnsan faaliyetlerinin dışında kendi kendini sürekli olarak yeniden yaratan ve değiştiren güç, canlı ve cansız maddelerden oluşan varlığın hepsi, tabiat Örnek: Deniz de pisliği doğa yoluyla temizleyemez oldu. H. Taner Bir kimsenin eğilimlerinin, içgüdülerinin hepsi, huy. Devamını Oku

  • yatay bulaşma: Enfeksiyöz etkenlerin bir canlıdan diğerine temas, hava, canlı ve cansız aracılarla bulaştırılması veya taşınması, horizontal bulaşma. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar