stance sözlük anlamı nedir?

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

Sözlükte stance kelimesinin manası:

  1. Duruş, durum, vaziyet
  2. Duruş
  3. Tutum
  4. Golfta topu çelerken bacakların aldığı vaziyet.

stance ile alakalı bazı sözcükler ve anlamları

  • hawkish stance: SavaşŸ yanlısı tutum, güçlü bir askeri güce dayalı saldırgan bir dışŸ politikayı savunan tutum, uzlaşŸmaya karşŸı olan pozisyon Devamını Oku

  • attitude: Tutum, tavır, davranış, poz, durum, konum, fikir, düşünce, duruş Tutum, davranış, tavır Devamını Oku

  • hal: Çözme, çözülme. Eritme. Karışık bir Devamını Oku

  • spoon: Kaşık Kasık şeklindeki şey Golfta Devamını Oku

  • posture: Poz vermek, yapmacık tavır takınmak, taslamak Duruş, poz, vaziyet Devamını Oku

  • beşinci ayak duruşu: Dördüncü ayak duruşuna benzer. Ancak bu kez bacaklar arasında hiç uzaklık yoktur. Bir ayağın ucu öbürünün topuğuna değer. Devamını Oku

  • pose: Şaşırtmak, hayrete düşürmek, susturmak. Poz vermek, tavır takınmak, taslamak, poz verdirmek, sormak, soru sorarak şaşırtmak Devamını Oku

  • hazır ol duruşu: Vücudun baş dik, göğüs ileride, omurga ve bacaklar gergin, topuklar bitişik, kollar doğal yerinde, avuçlar uyluklarda olarak ayakta bulunduğu durum. Vücudun, baş dik, göğüs ilerde, omurga ve bacaklar gergin, topuk Devamını Oku

  • status: Durum Statü, konum, mevki, durum, hal, sosyal durum Devamını Oku

  • kaçış adamı: Bu hareket kapalı ya da açık duruşta sıçramayla başlayabilir ve tek ayak üstüne düşmeyle biter. Kollar, bacaklar ve ayaklarla uyumlu hareket eder; kolların hareketi hazırlık durumundan sonra, birinciden ikinci duruşa geçer ve hazırlık duruşuyla biter. Kollarla bacakların açılıp kapanması aynı anda olur. Devamını Oku

  • pozisyon: Bir şeyin, bir kimsenin bir yerde bulunuş durumu, konum. Bir kimsenin toplumsal durumu. Devamını Oku

  • predicament: Kötü hal, bela Hal, halet, durum, vaziyet Devamını Oku

  • setup: Dili düzen, sistem: What´s the setup like there? Oradaki düzen nasıl? tuzak: It´s a setup by the police. Polisin kurduğu bir tuzak ), ABD, (k.dili) durum, vaziyet Devamını Oku

  • position: Yerleştirmek, koymak, yerini belirlemek Yer, mevki, mahal mevzi Devamını Oku

  • situation: Yer, mevki, mahal Hal Vaziyet, Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar