standfast sözlük anlamı nedir?

Sponsorlu Bağlantılar

Sözlükte standfast kelimesinin manası:

  1. Sabit görüş
  2. Kımıldamayan şey.

Sponsorlu Bağlantılar

standfast ile alakalı bazı sözcükler ve anlamları

  • sabit: Yerinden oynamayan, yerini değiştirmeyen, durağan. Gerçekliği tespit edilmiş, kanıtlanmış olan. Devamını Oku

  • helis: Bir silindirin ana doğrularını sabit bir açı altında kesen eğri. E3 uzayında, her noktasındaki teğeti sabit bir u birim vektörüyle sabit açı yapan eğri. Devamını Oku

  • helis: Bir silindirin ana doğrularını sabit bir açı altında kesen eğri. E3 uzayında, her noktasındaki teğeti sabit bir u birim vektörüyle sabit açı yapan eğri. Devamını Oku

  • hardcore: ), ABD sabit, kararlı, sabit fikirli, colloq Sabit fikirli, tereddütsüz bir şŸekilde söz vermişŸ, fazlasıyla adamışŸ; açık seçik; devamlı, tekrarlayan Devamını Oku

  • unbudging: Yerinden oynamayan, kımıldamayan, inatçı, boyun eğŸmez Devamını Oku

  • hiperbolün odaksal özeliği: Düzlemde sabit iki noktaya uzaklıklarının farkı sabit olan noktaların geometrik yerinin hiperbol olma özelliği. Bu sabit noktalar hiperbolün odak noktalarıdır. Devamını Oku

  • steady: Sallanmasını kesmek, titremesini durdurmak, sakinleştirmek, sabit kalmak, hareket etmemek, kıpırdamamak, titrememek, istikrarlı gitmek Kımıldama!, oynatma! Devamını Oku

  • hard disk software protection: Sabit disk yazılımı koruması, sabit sürücüye yükleyerek konulan koruma programı türü (Bilgisayar) Devamını Oku

  • monomaniac: Sabit fikir delisi. Saplantısı olan kimse, sabit fikirli tip Devamını Oku

  • hard disk interface: Sabit disk arayüzü, fiziksel düzeyde sabit sürücüleri denetleyen aygıt Devamını Oku

  • seleksiyon yoğunluğu: Belli seçim oranları için sabit olan, geleceğe yönelik genetik ilerlemenin tahmininde kullanılan sabit bir sayı. Devamını Oku

  • invariable: Değişmeyen, her zaman bir olan, sabit bir durumda kalan Değişmez, değiştirilemez, sabit, daimi, devamlı, sürekli Devamını Oku

  • steadiest: Sağlam, sarsılmaz, istikrarlı, düzenli, oturmuş, titremeyen, sakin, sürekli, devamlı, değişmez, sabit En sabit Devamını Oku

  • hareketsiz: Hareket etmeyen, yerinden kımıldamayan, durgun, durağan Örnek: Başını kaldırmaksızın hep aynı durumda sessiz ve hareketsiz. Y. K. Karaosmanoğlu Devamını Oku

  • geostationary: Yer durağŸan, sabit konumda olan (Yeryüzüne göre her zaman sabit bir noktada bulunan yüksek irtifa uydusu hakkında) Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar