sülfadiyazol sözlük anlamı nedir?

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

Sözlükte sülfadiyazol kelimesinin manası:

  1. Sodyumlu tuzu, tüm hayvanlarda kullanılabilen ve alınmasından sonra böbreklerde kristalleşme ve kan işemeye neden olan sülfonamid türevi ilaç.

sülfadiyazol ile alakalı bazı sözcükler ve anlamları

  • sülfadimidin: Genellikle sodyum tuzu durumunda, özellikle koksidiyoz tedavisinde kullanılan hızla emilen ve hızlı atılan sülfonamid. Devamını Oku

  • sülfaguanidin: Özellikle sindirim kanalı enfeksiyonlarının tedavisinde kullanılan ve büyük oranda dışkı yoluyla değişmemiş olarak atılan sülfonamid türevi. Devamını Oku

  • sülfabromometazin: Uzun etki süreli, bromlu bir sülfonamid türevi. Devamını Oku

  • sülfadimetoksin: Vücuda alınmasından sonra hızla emilen ve plazma proteinlerine fazla bağlanmasından dolayı geç atılan depo sülfonamidlerden biri. Devamını Oku

  • etakrinik asit: Böbreklerde henle kulpunun çıkan koluna etkiyerek net tuz kaybı ve diğer iyonların idrarla atılımına neden olan, vücuttan su ve tuz atılımının gerekli olduğu durumlarda kullanılan, fenoksiasetik asit türevi işetici bir ilaç. Devamını Oku

  • su yağ sütsüsü: Suverme işlemlerinde kullanılmak ereğiyle, su ve yağ karışımından oluşturulan ve soğutma özellikleri çok düşük olan sütsü. Devamını Oku

  • akademi örtüsü: 35 mm’Iik filmde, ses yolunun film üzerine alınmasından sonra saptanan resim boyunu gerçekleştiren örtü. Devamını Oku

  • hint yağı: Kene otunun tohumlarından çıkarılan, hekimlikte ve sanayide kullanılan bir yağ, ban yağı. Sütleğengiller familyasından Ricinus communis bitkisinin tohumlarının, kabuklarının soyulmasından sonra, normal ısıda sıkılmasıyla elde edilen, vücuda alınmasından sonra bağırsakların Devamını Oku

  • tespit sıvısı: Canlılardan alınan parçaların daha sonra bozulmalarını engellemek ve canlı hallerine en yakın şekilleriyle muhafaza etmek için kullanılan Bouin, Zenker, ozmiyum tetroksit, glutaraldehit vb. gibi kimyasal maddeler. Fiksatif. Canlı veya parçalarını Devamını Oku

  • siyanür: Hidrosiyanik asidin tuzu veya esteri olan çok güçlü bir zehir. Genellikle siyanojenik bitkilerin tüketilmesiyle veya hidrosiyanik asidin gaz durumunda alınmasından sonra, sitokrom oksidaz enziminin baskılanmasına bağlı olarak histotoksik anoksi sonucunda Devamını Oku

  • sığ deniz bölgeleri: Tortul taşınması, iklim, ve yaşama koşulları bakımından karalara daha yakından bağlı olan bölgeler. Devamını Oku

  • sütleğen: Sütleğengillerden, yaprak sap ve köklerinde süt görünüşlü, kekre ve yakıcı bir öz su bulunan, verdiği öz su türlerine göre hekimlikte ve sanayide kullanılan, yedi yüz kadar türü bilinen, bir veya çok yıllık bir bitki, Japon kaktüsü (Euphorbia). Devamını Oku

  • sülfonamidler: Gram pozitif bakterilerin tümü ile gram negatiflerden ricketsia, chlamydia ve protozoa türü bakterilerde folik asit üretimini engelleyerek üreme ve gelişmelerini durdurup ölümlerine neden olan, canlılarda bakteriyel hastalıkların tedavisinde ilk kullanılmaya başlanılan sülfanilik asit türevi sentetik ilaç grubu. Sülfonamidler, bakterilerin hızlı üreme-gelişme dönemlerinde daha etkilidirler. Devamını Oku

  • sölom: Orta derinin iki tabakası arasında bulunan ve oğulcukta genel vücut boşluğunu oluşturan oyuk. (Yun. koiloma: boşluk) Hayvanlarda bir epitel ile astarlanmış olan vücut boşluğu; ikincil karın boşluğu. Genellikle gonatlar, boşaltım Devamını Oku

  • sığır herpesvirüs ensefalitisi: Sığır herpesvirüs-5 tarafından oluşturulan, ateş, solunum güçlüğü, burun ve göz akıntısı, eş güdüm bozukluğu, körlük ve kaslarda titreme gibi sinirsel bulgular oluşumuyla belirgin hastalık. Genç hayvanlarda sporadik hastalıklar veya salgınlar biçiminde oluşur. Beyindeki yangı hem gri hem de boz maddede yaygın sinir hücresi nekrozu belirgindir. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar