süpürgeotu sözlük anlamı nedir?

Sponsorlu Bağlantılar

Sözlükte süpürgeotu kelimesinin manası:

  1. Fundagillerden, çiçekleri küçük bir çana benzeyen, işlenmemiş topraklar üzerinde yetişen, kökünden ağızlık, dallarından kaba süpürge yapılan çalı görünüşünde bir bitki, funda (erica).

Sponsorlu Bağlantılar

süpürgeotu ile alakalı bazı sözcükler ve anlamları

  • süpürge otu: Fundagillerden, çiçekleri pembe, küçük bir çana benzeyen, işlenmemiş topraklar üzerinde yetişen, kökünden ağızlık, dallarından kaba süpürge yapılan, çalı görünüşünde bir bitki, süpürge çalısı, funda, erika (Erica). Devamını Oku

  • süpürge darısı: Buğdaygillerden, sıcak bölgelerde yetişen ve çiçek saplarından süpürge yapılan, darıya benzeyen bir bitki. Sorgum. Devamını Oku

  • süpürgedarısı: Buğdaygillerden, sıcak bölgelerde yetişen ve çiçek saplarından süpürge yapılan, darıya benzeyen bir bitki (calluna vulgaris). Devamını Oku

  • rüzgar süpürmesi: Üzerinde sürekli bitki örtüsü bulunmayan çıplak ve kuru yereylerde, rüzgârın gevşek özdekleri yerinden söküp, sürüklemesi. Devamını Oku

  • çalı süpürgesi: Kurumuş bitki saplarından yapılan bir tür süpürge Örnek: Elinde bir çalı süpürgesi ile ortaya fırladı. O. C. Kaygılı Devamını Oku

  • katırtırnağı: Baklagillerden, dalları çok ince, çiçekleri sarı, bazı türleri hekimlikte idrar söktürücü olarak kullanılan bir bitki (Genista scoparia) Örnek: Tepelerini sapsarı, baygın kokulu katırtırnaklarıyla süslediği iki külahı çoktan örmüştü. O. C. Kaygılı Baklagiller (Leguminosae) familyasından, 1-3 m kadar boyda, yaprak döken, sarı renkli ve güzel kokulu çiçekleri olan, Karadeniz, Ege ve Akdeniz bölgelerinde doğal olarak yetişen çalımsı bir bitki. Devamını Oku

  • katırtırnağı: Baklagillerden, dalları çok ince, çiçekleri sarı, bazı türleri hekimlikte idrar söktürücü olarak kullanılan bir bitki (Genista scoparia) Örnek: Tepelerini sapsarı, baygın kokulu katırtırnaklarıyla süslediği iki külahı çoktan örmüştü. O. C. Kaygılı Baklagiller (Leguminosae) familyasından, 1-3 m kadar boyda, yaprak döken, sarı renkli ve güzel kokulu çiçekleri olan, Karadeniz, Ege ve Akdeniz bölgelerinde doğal olarak yetişen çalımsı bir bitki. Devamını Oku

  • mısır: Buğdaygillerden gövdesi boğumlu ve kalın, yaprakları şerit biçiminde, boyu yaklaşık 2 m olabilen, erkek çiçekleri tepede salkım durumunda, dişi çiçekleri yaprakla gövde arasında koçan biçiminde olan bir kültür bitkisi (Zea mays). Devamını Oku

  • heath: Kır, çalılık, fundalık Funda, süpürge çalısı, süpürgeotu, Erica black heath kara süpürgeotu, Erica cinerea Devamını Oku

  • süsen: Süsengillerden, yaprakları kılıç biçiminde, çiçekleri iri ve mor renkli, güzel görünüşlü ve kokulu, çok yıllık bir süs bitkisi, susam (İris germanica). Süsengiller (Iridaceae) familyasından, rizomlu ya da soğanlı, kılıçsı yapraklı, Devamını Oku

  • pıtrak: Dikenli tohumları hayvanların kıllarına ve insanların giysilerine takılan bir yıllık ve otsu bir bitki (Xantium spinosum). Çok taneli, sık. Devamını Oku

  • cadısüpürgesi: Emeçleri özellikle dal uçlarındaki kabuk altında sıkı bir ağ örerek çekirdekli yemiş ağaçlarının çiçeklenmesine, dolayısıyla meyve verimine engel olan asklı mantar (Taphrina cerasi). Bu mantarın yol açtığı bitki hastalığı. Devamını Oku

  • kayısı: Gülgillerden, sıcak veya ılık iklimlerde yetişen, çiçekleri pembemsi beyaz bir ağaç (Prunus armeniaca). Bu ağacın açık turuncu renkte, eti sulu, güzel kokulu, tek ve sert çekirdekli tatlı meyvesi. Devamını Oku

  • sümbül: Zambakgillerden, soğanla üretilen, 15-20 cm yükseklikte, çiçekleri kuvvetli kokulu ve türlü renkli, çok yıllık bir süs bitkisi (Hyacinthus orientalis) Örnek: Uçun kuşlar, uçun doğduğum yere / Şimdi dağlarında mor sümbül vardır. R. T. Bölükbaşı Zambakgiller (Liliaceae) familyasından, soğanlı, ilkbaharda beyaz, mavi, pembe ve sarı renklerde çiçek açan, keskin kokulu, süs bitkisi olarak da kullanılan çok yıllık bitki. Devamını Oku

  • bezelye: Baklagillerden, yurdumuzun her yanında yetiştirilen, fasulyeye benzer, tırmanıcı bir bitki (Pisum sativum). Bu bitkinin yuvarlak tanesi. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar