susturulmak sözlük anlamı nedir?

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

Sözlükte susturulmak kelimesinin manası:

  1. Susması sağlanmak, konuşması önlenmek.
  2. Aldığı karşılıkla artık söz söyleyemeyecek bir duruma düşürülmek.

susturulmak ile alakalı bazı sözcükler ve anlamları

  • susturmak: Susmasını sağlamak, susmasına sebep olmak Örnek: Hafif sesli bütün aletleri susturup davulu sabaha kadar vurdurmak istiyorum. F. R. Atay Verdiği karşılıkla veya yaptığı bir davranışla birini artık söz söyleyemeyecek bir duruma getirmek, ilzam etmek. Devamını Oku

  • kaskatı kesilmek: Aşırı coşku, şaşkınlık, korku, üzüntü vb. karşısında hareket edemeyecek, bir şey söyleyemeyecek duruma gelmek, donup kalmak. Devamını Oku

  • mars olmak: Tavla oyununda pul toplamaya fırsat bulamadan oyunu kaybetmek. Söz söyleyemeyecek duruma gelmek. Devamını Oku

  • ufalmak: Büyükken daha ufak duruma gelmek, küçülmek Örnek: Ne söyleyeceğimi şaşırmış, bir sandalyenin ucunda gittikçe ufalarak oturdum. Y. Z. Ortaç Büzülmek, küçülmek. Devamını Oku

  • üzülmek: Üzme işine konu olmak Örnek: Karısının düştüğü bu hâle üzülmek şöyle dursun ona çok defa dadı kalfa muamelesi etmekten çekinmezdi. R. N. Güntekin Üzüntü duymak, kaygılanmak Örnek: Bu apartmandan başka yere gideceksiniz diye üzülüyorum. P. Safa Devamını Oku

  • efkarlanmak: Tasalanmak, kaygılanmak, üzülmek. Tasalanmak, kaygılanmak, üzülmek Örnek: Mektup alır efkârlanırım / Rakı içer efkârlanırım. O. V. Kanık Devamını Oku

  • tamamlanmak: Eksiksiz duruma getirilmek, tamam olmak, bütünlenmek. Bitirilmek Örnek: Ayakkabıları çıkarıp terlikleri giyme faslı tamamlanmıştır. T. Buğra Devamını Oku

  • kasavet etmek: Üzülmek, kaygılanmak. Devamını Oku

  • önü alınmak: Önlenmek. Önlenmek: Yangının önü alındı. Devamını Oku

  • kasavet çekmek: Üzülmek, tasalanmak, kaygılanmak. Devamını Oku

  • worry: Üzülmek, sıkılmak, endişe etmek, merak etmek, zihninde kurmak, tasalanmak, kaygılanmak Eziyet etmek, rahatsız etmek, üzmek, canını sıkmak Devamını Oku

  • kenetlenmek: Kenetleme işine konu olmak. İki uzay aracı bir birine monte edilmek. Devamını Oku

  • gafil avlanmak: Beklenmedik bir sırada yakalanmak, habersiz ve hazırlıksız bir anda bir olayla karşılaşmak, zor duruma düşürülmek. Beklenmedik bir sırada yakalanmak, habersiz ve hazırlıksız bir anda bir olayla karşılaşmak, zor duruma düşürülmek: Devamını Oku

  • susturucu: Susmasını sağlayan, susmasına sebep olan. Patlamalı veya tepkili motorlarda, yanmış gazların dışarıya atılmasından doğan gürültüyü önlemeye, azaltmaya yarayan araç, egzoz. Devamını Oku

  • altüst olmak: Çok karışık duruma gelmek. Heyecanlanmak, üzülmek, tedirgin olmak, yıkılmak Örnek: Rabia, bu sebepleri dinlerken zihni altüst olurdu. H. E. Adıvar Rahatsızlanmak. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar