tafra sözlük anlamı nedir?

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

Sözlükte tafra kelimesinin manası:

  1. Kendisini olduğundan büyük gösterip böbürlenme, yüksekten atma
    Örnek: Bir süre yakayı ele vermemenin tafrasıyla dolaşmak, bir beceri örneği değil mi? H. Taner
  2. 1. yukarıya sıçrama, atlama. 2. yukarıdan atıp tutma, gururlu davranış. 3. ilmiyyede rütbe, derece alma.
  3. Yukarıya sıçrama atlama.

tafra ile alakalı bazı sözcükler ve anlamları

  • afra tafra: Çalım. Çalımlı bir biçimde Örnek: Dördüncü hafta sonunda afra tafra bir geliş geldi ki tanıyamadık. H. Taner Devamını Oku

  • tafra satmak: Böbürlenmek, büyüklenmek, büyüklük taslamak. Devamını Oku

  • onlu yarış: Her birine katılma koşulu ile on ayrı atletizm dalında düzenlenen erkeklerarası birleşik yarış. Şu sıralamaya göre yapılır: Birinci gün: 100 m. koşu, uzun atlama, gülle atma, yüksek atlama, 400 m. koşu. İkinci gün: 110 m. engelli koşu, disk atma, sırıkla atlama, cirit atma ile 1500 m. koşu. Devamını Oku

  • dekatlon: Uzun atlama, gülle atma, cirit atma, yüksek atlama, disk atma, sırıkla yüksek atlama, 100 m koşusu, 400 m koşusu, 110 m engelli koşu, 1500 m koşularını içeren atletizm yarışması. Bk. Devamını Oku

  • yüksek: Altı ile üstü arasındaki uzaklık çok olan Örnek: … mekik dokuduğu yüksek bez tezgâhından kalktı. Ö. Seyfettin Belirli bir yere göre daha yukarıda bulunan Örnek: İri kanatları ile bir kaşıkçı kuşu çok yükseklerde tur atıyor. H. Taner Güçlü, etkili, şiddetli. Devamını Oku

  • atletizm: Beden gücünü, çevikliği, yetenekleri geliştirmeye yarayan koşu, atlama, ağırlık kaldırma, atma vb. tek başına yapılan bireysel sporların genel adı. Bedensel dayanıklılığı, doğal devimleri geliştirmeyi amaçlayan, koşu, atma, atlama, yürüyüş gibi Devamını Oku

  • kavgacı: Kavga etmeyi seven, kavga çıkaran kimse Örnek: İyi adam olmakla beraber aksi ve kavgacıdır. R. N. Güntekin Bir amaç uğruna çaba harcayan, mücadele veren kimse. Kolayca öfkeli ve saldırgan davranışlara yönelebilen (kişi). Devamını Oku

  • pentatlon: Günümüzde uzun atlama, cirit atma, disk atma, 200 ve 1500 m koşularını kapsayan atletizm yarışması. Eski Yunan’da koşu, uzun atlama, cirit atma, disk atma ve güreşi kapsayan atletizm yarışması. Devamını Oku

  • flatulence: Gazı olma, midede gaz toplanması, hava atma, yüksekten atma, tantana Devamını Oku

  • tramplen: Yüzme sporunda, suya yüksekten atlamada kullanılan bir ucu sabit, öteki ucu esneyen sıçrama tahtası. Kayakta, atlamayı yapan sporcuya gerekli hızı sağlayan, özel olarak düzenlenmiş eğik alan. Devamını Oku

  • fanfaronade: Övünme, atma, farfaralık. (Fransızca) övünme; yüksekten atma, palavra Devamını Oku

  • tub thumping: Yüksekten atan, hararetli konuşan Yüksekten atma, ateşli konuşma yapma Devamını Oku

  • yukarı: Bir şeyin üst bölümü, fevk, aşağı karşıtı. Yetkili kimse. Devamını Oku

  • pike: Kabartmalı pamuklu kumaş. Bu kumaştan yapılan yatak örtüsü. Devamını Oku

  • melek sıçraması: İki ayakla başlanıp iki ayak üstünde tamamlanan sıçrama. Beşinci ayak duruşuyla başlanır, sıçrama, bacaklar birbirine değer durumda yapılır. Kalçalar olabildiğince yukarı kaldırılır. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar