tahiyyetül mescid sözlük anlamı nedir?

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

Sözlükte tahiyyetül mescid kelimesinin manası:

  1. Bir mescide veya bir camiye girildiğinde, sevab niyetiyle, oturmadan evvel kılınan namaz. (Osmanlıca'da yazılışı: tahiyyet-ül mescid)

tahiyyetül mescid ile alakalı bazı sözcükler ve anlamları

  • mescid: Secde edilen yer. Namazgah. Cami yerine kullanılan namaz yeri. Devamını Oku

  • tesvib: Sevab vermek demektir. Sevab da ceza gibi, hayır veya şer herhangi bir şeyin karşılığıdır. Sevab, hayırda meşhur olmuştur. Lisanımızda da ceza, şerde kullanılmıştır. (E.T.) Devamını Oku

  • edbarün nücum: Fecirden evvel kılınan iki rek’at nafile namaz. (Osmanlıca’da yazılışı: edbar-ün nücum) Devamını Oku

  • rebiül evvel: Arabi ayların üçünc–uşu–. (Osmanlıca’da yazılışı: rebi-ül evvel) Devamını Oku

  • esatirül evvelın: İlk zamanlara ait efsaneler. (Osmanlıca’da yazılışı: esatir-ül evvelîn) Devamını Oku

  • anifül beyan: Biraz evvel bildirilen, az önce beyan olunan. (Osmanlıca’da yazılışı: ânif-ül beyân) Devamını Oku

  • ameli kesir: Namaz içinde ve namazdan sayılmayan ve bir uzuvla ardı ardına yapılan üç hareket veya iki uzuvla yapılan bir hareket; bu hareket namazı bozar. (Osmanlıca’da yazılışı: amel-i kesir) Devamını Oku

  • hadimül haremeyniş şerifeyn: Hilafeti haiz olmaları hasebiyle Osmanlı Padişahlarına verilen ünvandır. Haremeyn; Mekke ile Medine’ye denilir. İslam aleminin bu iki şehre hürmet-i mahsusaları sebebiyle ve daha fazla tazim kasdiyle şerif sıfatını da ilave ederek “Haremeyn-iş şerifeyn” denilmiştir. Haremeyn’in Hadimi manasına gelen bu tabir ise ilk evvel Yavuz Sultan Selim hakkında kullanılmış, daha sonra bütün padişahlar hakkında istimal olunmuştur. Devamını Oku

  • bınamaz: Namaz kılmayan, namazı terkeden, namazsız. Beynamaz. (Bak: Tarik-üs salat) Namaz, İslamın temel şartlarından biridir. Peygamberimiz (A.S.M.), namaz dinin direğidir demiştir. Namazını terkeden dininin direğini yıkmış olur. Beş vakit namaz için bir saat yetmektedir. İnsan bir günün 24 saatinden bir saatini Allah’ın huzuruna çıkmak demek olan namaza ayırmazsa büyük ziyana uğramış olur. Namaz kılan insan kötülükten Devamını Oku

  • selamlık: Saray, köşk veya konaklarda erkeklerin bulunduğu ve erkek konukların alındığı bölüm, harem karşıtı Örnek: Bu konuklarda salonlar evvela selamlık tarafında idi. F. R. Atay Osmanlı padişahları cuma namazını kılmak için camiye giderken yapılan tören. Devamını Oku

  • laakall: En az. Hiç olmazsa.(Ey nefis! Bil ki, dünkü gün senin elinden çıktı, yarın ise; senin elinde sened yok ki, ona maliksin. Öyle ise; hakiki ömrünü bulunduğun gün bil. Laakall günün bir saatini ihtiyat akçesi gibi hakiki istikbal için teşkil olunan bir sandukça-i uhreviyye olan bir mescide veya bir seccadeye at. S.) Yani beş vakit namazı Devamını Oku

  • sala: Müslümanları bayram veya cuma namazına çağırmak, bazı yerlerde cenaze için kılınacak namazı haber vermek amacıyla minarelerde okunan dua Örnek: Su salası, gündüz, vakitli vakitsiz verilirdi. Y. K. Beyatlı Sırayla ekimde, köyce ekime ayrılan yer. Devamını Oku

  • elbabül evvel: Birinci kısım. İlk cüz. Birinci kapı. (Osmanlıca’da yazılışı: el-bab-ül evvel) Devamını Oku

  • halifei evvel: Devlet dairelerinde yazı işlerinde çalışanlar. Tanzimattan evvel kalem teşkilatı; halife, halife-i sani, halife-i evvel olmak üzere üç derece idi. Ondan sonra bir kısım dairelerde bunun yerine baş katib, bazılarında da mümeyyiz-i evvel denilmiştir. (Osmanlıca’da yazılışı: halife-i evvel) Devamını Oku

  • kılıç: Uzun, düz veya eğri, ucu sivri, bir veya her iki yüzü keskin, kın içinde bele takılan, çelikten silah Örnek: Zırhları biraz paslanmış ve yaldızları bir hayli solmuş eğri kılıçlar asılıydı. A. Ş. Hisar Saban ökçesini oka bağlayan ağaç parçası. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar