taşlamak sözlük anlamı nedir?

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

Sözlükte taşlamak kelimesinin manası:

  1. Taş atmak, taşa tutmak
    Örnek: Hem bağırıyor hem atlıları taşlıyordu. Y. Kemal
  2. Bir şeyin içindeki taşları ayıklamak.
  3. Metal bir parçayı zımpara ile törpüleyerek yuvasına alıştırmak.
  4. Taş döşemek.
  5. Üstü kapalı, iğneleyici söz söylemek.

taşlamak ile alakalı bazı sözcükler ve anlamları

  • orman taşlamak: Bir kimsenin düşüncesini dolaylı olarak öğrenmeye çalışmak. Devamını Oku

  • tırpan taşlamak: Tırpan bileylemek. (-Amasya) Devamını Oku

  • bağlamak: Bir şeyi bir yere veya bir şeye tutturmak. Düğümlemek. Devamını Oku

  • haşlamak: Bir şeyi kaynar suya daldırmak. Bir şeyin üstüne kaynar su dökmek. Devamını Oku

  • dağlamak: Kızgın bir demirle hayvan derisine damga vurmak. Akan kanı dindirmek veya hasta bölümleri ortadan kaldırmak için vücudun bir yerini kızdırılmış bir metal araçla yakmak Örnek: Kızgın maşa demirini al da kollarını dağla Devamını Oku

  • doğaçlamak: Birdenbire ve içine doğduğu gibi söylemek, irticalen dile getirmek. O anda şiir söylemek, irticalen şiir söylemek. Devamını Oku

  • kamçılamak: Kamçı ile vurmak. Yağmur, kar, rüzgâr hızla çarpmak Örnek: İlk ışıkla yanaklarını kamçılayan soğuğa rağmen başımı çıkardım, yaklaştığımız Ankara’ya baktım. H. E. Adıvar Etkinliğini artırmak, hızlandırmak Devamını Oku

  • alkışlamak: Bir şeyin beğenildiğini, onaylandığını anlatmak için el çırpmak Örnek: O zaman biz hayranları onu şiddetle alkışlardık. A. İlhan Beğenmek, takdir etmek. Devamını Oku

  • ilaçlamak: İlaç sürmek. Mikroplardan arındırmak, zararlı böceklerden korunmak amacıyla ilaç püskürtmek veya sıkmak Örnek: Ekici borç harç ilaçlayacaktı tarlasını. N. Cumalı Devamını Oku

  • kırbaçlamak: Kırbaçla vurmak. Canlandırmak, destek vermek, harekete geçirmek Örnek: Edebiyata gelince yaşamla ilgili olan her şeye ilgimi kırbaçladı. N. Cumalı Devamını Oku

  • loğlamak: Üzerinde loğ gezdirip toprağı bastırmak, sıkıştırmak. Devamını Oku

  • adını bağışlamak: Hlk. kendi adını başka bir kimseye söylemek: Adınızı bağışlar mısınız? Devamını Oku

  • argaçlamak: Dokumada argaç atmak. Devamını Oku

  • başlamak: Bir işe girişmek, harekete geçmek Örnek: Şairliğe on sekiz yaşında gazel ve rubailerle başlamıştı. H. Taner Çalışır, işler, yürür duruma girmek Örnek: Bundan başka, evlenme hayatı da oldukça başarılı başladı. H. E. Adıvar Olmak, oluşmak, ortaya çıkmak, doğmak Devamını Oku

  • dışkılamak: Dışkıyı dışarı atmak. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar